03/03/2021
KİTAP ÖNERİLERİ

BABAM BİR ÇALIYA DÖNÜŞTÜĞÜNDE

Küçükken yapmaktan en çok keyif aldığım etkinliklerden biri “Dünya Atlası”na bakmaktı. Parmaklarımı hiç tanımadığım ülkelerin üzerinde gezdirir, rastgele bir ülkenin üzerinde dururdum. O ülkenin insanları, meyveleri, ağaçları, hayvanları hayal dünyamın sonsuzluğunda beliriverirlerdi. Kendimce var olan bir ülkeyi yeniden yarattığım o uzun saatlerde aklımın almadığı tek bir şey olurdu: Sınırlar. Ülkeleri birbirinden ayıran o yamuk yumuk çizgilerin varlığını hep yadırgardım. Sınırlar niye vardı? Ülkeleri ayıran neydi? Niye istediğimiz zaman o ülkelere gidemiyorduk? Bu soruların yanıtlarını bulmak için çok uğraştım ve büyüdükçe anladım ki yanıtları oluşturanlar zaten sınırları çizenlerdi. Sonra bir gün incecik bir kitabın kahramanı Toda ile tanıştım ve Toda bana yıllar önce sorduğum soruyu tekrar sordu: “ Sınır nasıl bir şey?”

               Toda, önceleri çok mutlu bir çocuktu. Babasıyle birlikte küçük bir şehirde yaşıyordu. Babasının pastacı fırını onun oyun yeriydi ta ki babası bir çalıya dönüşünceye kadar. “Bir akşam beni kucağına aldı ve insanların neredeyse hiç pasta satın almadığını söyledi. Ülkemizin durumu iyiye gitmiyordu. Güneyde birileri ile diğerleri arasında bir savaş vardı. Henüz burada değil, dedi ancak böyle devam ederse burada da başlayabilir.Babaannemin bir süreliğine benimle kalmaya geleceğini söyledi. Onun birilerini diğerlerine karşı savunmak için gitmesi gerekiyordu, üstelik bu diğerlerinin içerisinde kendi arkadaşları da vardı. Bunu yapmak zorundayım ,dedi babam, her ne kadar burada kalıp bir sürü turta pişirmeyi yeğlese de.(Sf. 6) ” Babası gittikten sonra babaannesi geldi ve evdeki her şey yavaş yavaş değişmeye başladı.Önce dışarıya çıkamadılar. Sonra kapılarını sıkı sıkı kilitlediler ve sonra… “Annemle bağlantıya geçtiğini söyledi babaannem. Komşu ülkede yaşadığı ve orada savaş olmadığı için en iyisi oraya gitmemdi.Annemin beni sıcak bir şekilde karşılayacağını söyledi. ‘Ancak ben babamla kalmak istiyorum,’dedim. Babaannem bunu zaten biliyordu.’Bu sadece geçici bir süre için, ‘diye açıkladı. Tehlike geçer geçmez geri dönebilirdim.(Sf. 15) ”  Toda, annesinin yanına gitmek için sınırı geçmek zorundaydı. İyi de sınır nasıl bir şeydi? Neye benziyordu sınır? Nasıl tanıyacaktı sınırı? Bundan sonrası macera dolu bir yolculuk… Toda, sınır denen şeyi gördü mü? Annesine kavuştu mu? Bu soruların yanıtları Joke van Leeuwen’in yazdığı “Babam Bir Çalıya Dönüştüğünde” kitabında gizli.

Vlag&Wimpel ödüllü bu küçücük roman bize savaşın en korkunç biçimlerinin yaşandığı bu zamanlarda umudun ne olduğunu, sınırlarınsa ne kadar gereksiz olduğunu hatırlatıyor. Toda’nın yolculuğunda bizim de yüreğimizdeki korku bir çalıya dönüşüyor belki. Hasan Türksel’in özenli çevirisi ve yazarın çizimiyle altıncı sınıfta okuyan her çocuğun kütüphanesinde yer bulmayı sonuna kadar hak eden “Babam Çalıya Dönüştüğünde” dilerim içimizdeki sınırların da ne olduğunu anlatır bize.

Joke van Leeuwen

Çev: Hasan Türksel

Çınar Yayınları

114 sayfa

Sevgi Sıla BİLGİN

Sınır fotoğrafı https://www.neoldu.com/ulkeler-arasi-11-ilginc-sinir-cizgisi-2446g-p9.htm adresinden alınmıştır.

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın