05/03/2021
ELEŞTİREL BAKIŞ

BEN BİR CADIYIM

Farsça cādū

1. isim, Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak.

2. isim, mecaz Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

3. isim, eskimiş Çok güzel göz.

Türk Dil Kurumuna göre cadının anlamları böyle. Bana göreyse şöyle:

1. isim, Yüzyıllar boyunca kültürden kültüre süpürgesiyle uçmuş, süpürgenin yönetimini hiçbir erkeğe bırakmamış güçlü kadın.

2. isim, Onu ele geçirip sindirmeye çalışanlara direnmiş birey.

3. isim, Güzellik ve çirkinlik algılarını yerle bir eden hak savunucusu.

Mitlerde, destanlarda, masallarda; baştan çıkarıcı, fettan, saf kızları yakışıklı erkekleri kandıran kötü niyetli kadın  olarak anlatılan cadılar gerçekten kötü mü?

Macbeth de Macbeth’i yoldan çıkaran cadılar mı, Pamuk Prenses’in üvey annesi gerçekten cadı mıydı? Divan şairlerini güzelliğiyle büyüleyen, ateşte yanmaz, suda boğulmaz cadılar bu kadar kötü varlıklar mı?  Kötü cadı, Rapunzel’i neden kuleye hapsetti?

Bir cadının küresinden gerçeklere  yakından bakalım. Shakespeare’in ünlü oyunu Macbeth’te Macbeth, kral olacağını cadılardan öğrenir. Ormanda karşısına çıkan cadılar ona:

“Selam sana Macbeth! Selam Cawdor beyine!”

“Selam sana Macbeth! Selam yarının kralına!”1 diye seslenir.  İstikbalinin parlaklığı gözünü kör eden Macbeth, vadedilene bir an önce ulaşmak için Kral’ı öldürüp yerine geçer. Bu işte cadıların suçu nedir? Cadılar, Macbeth’in içyüzü olmasın sakın? 

Pamuk Prenses’in üvey annesi güzelliğe neden bu kadar takıntılıdır? Neden dünyadaki en güzel kadın olarak kalmak ister. Onu bu dünyada güzellik ölçütleriyle var edenlerin suçu yok mudur? Ondan diama güzel olmasını bekleyen kimdir? Kral kocası değil mi?

Divan şairlerinden Nef’î’nin

“Bilmem ne füsun eyledi ol turra-i câdû

Kim böyle serâsime vü âşüfte-nümâyız”2

(Cadı saçın ne büyü yaptı bilmem ki böyle sersem ve kendimizden geçmiş hâldeyiz)

Şeyh Galib’in 

“Çeşm-i câdûsuna dîvâne olam ol şuhun

Deşt-i endişede âhû-yı füsun oldu bana”3

(O şuhun cadı gözüne divane olayım, bana endişe çölünde büyülü ceylan oldu)

dizelerinde anlatılan; saçıyla gözüyle büyüleyen cadılar, güzel oldukları için mi suçlu? Kadınların güzel olmasını beklemeyelim o zaman. 

Rapunzel’i kuleye kapatan cadı, kendi aklını kullanmayı öğrensin, yaratıcı çözümler keşfetsin, diye kapatmış olmasın onu kuleye?  Bir prensten medet umacağı aklına gelmemiştir elbette. Cadıların sesi neden çatlak ve çirkindir anlatılarda? Sözün büyüsüne hâkim olup konuşmayı ve etkilemeyi bildikleri için, onlar karşısında konuşmayı beceremeyenlerin uydurması olmasın sakın bu? Hakkını savunan kadın sesi mi acaba “çatlak ses”? 

Güzelliğiyle büyüleyen cadıların tüm anlatılarda zamanla çirkinleşmesi, kadının yaşlanmasına tahammülü olmayan erkelerin üretimi olabilir mi? Daha insani bir bakışla güzel ya da çirkin olma hakkını kullanan bir kadının tercihi olamaz mı bu? İstediğini duymaya alışmış kulaklara, istenmeyen doğruları söyleyen kadınlara cadı deniyor olabilir mi? 

Cadıları artık suda boğmaya, ateşte yakmaya çalışmıyoruz çünkü yöntemlerimiz değişti. İş dünyasında yükselmelerine, akademik kariyer yapmalarına, haklarını savunmalarına engel oluyoruz. Sesini çıkaranlara, dişli olanlara “ Cadı karı! ” deyip geçiyoruz. Oysa prensesler öyle mi? Ne yumuşak, söz dinleyen, gönülleri hoş eden kadınlar onlar, tabii yaşlanana kadar. 

Postmodern dünyanın cadıları, lanetlenen anneannelerinden; varlığını birine bağlamayan, kimseye muhtaç olmayan, beden bütünlüğünü koruyan kadınlar olmayı öğrendiler. Tıpkı mitsel zaman ve Orta Çağ erkekleri gibi yakın zaman erkekleri de bu cadıların büyüsünden korkuyor. Eril egemenliğin tahtının sarsılışından rahatsız oluyor. “Dur, sus, otur, yapamazsın” diyememekten ürküyor.

Eğitim, yayın ve iş dünyası; egemenleri rahatsız eden “çatlak  sesli” kadınlarla düzelir. Güzellik ya da çirkinlik takıntısı olmayan, ön yargıları süpüren kadınlarla gelişir toplumlar.  Unutmayın atalarınızı yaktılar ve boğdular, onlar direndi, dirildi. Siz de direnin. 

Ben bir cadıyım, Macbeth’in cadısıyım. Sizi, size gösterdim. Suçlu ben miyim? 

Sevda ARSLAN

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1 SHAKESPEARE, Macbeth, Remzi Yayınevi

2 ve 3 NAYİR, Hilal (2012) “Divan Şiirinde Cadı”, Prof. Dr. Mine Mengi Adına Türkoloji Sempozyumu Bildirileri

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın