12/05/2021
DÜŞÜNME BECERİLERİ

BİZİ DÜŞÜNMEYE İTEN GÜÇ NEDİR?

Hangi güç, bizi düşünmeye itiyor?

Gelin, bu sorunun yanıtını, şempanze Sultan’ın öyküsü üzerinden bulmaya çalışalım.

Sultan, Kohler’in deneylerinde kullandığı şempanzelerden biri. İlk deneyde Kohler, Sultan’ın elinin uzanamayacağı bir yere yiyecek koyuyor. Sultan’ın yiyeceğe ulaşabilmesi, öncelikle elinin yetiştiği yerdeki sopayı almasına ve bununla elinin yetişemediği yerdeki sopayı kendine doğru çekmesine bağlı. Daha sonra Sultan’ın bu iki sopayı birleştirmesi ve yiyeceği kendine doğru çekmesi gerekiyor. Sultan, çeşitli denemelerden sonra yiyeceğe ulaşıyor.

İkinci deneyde Kohler, Sultan’ın elinin ulaşamayacağı bir yere muz asıyor ve odaya içi boş üç sandık koyuyor. Sultan’ın muza erişebilmesi için sandıkları üst üste koyması ve bunların üstüne çıkarak muzu alması gerekiyor. Sultan hoplayıp, zıplayıp muza ulaşmaya çalışıyor. Muzu alamayınca bir süre köşede oturuyor. Sonra “Şimdi anladım!” dercesine yerinden kalkıyor ve sandıkları üst üste koyuyor, bunların üstüne çıkıp ve muza ulaşıyor.

İki deneyde de Sultan’ı düşünmeye ve çözümler üretmeye iten güç, yiyeceğe ulaşma problemi. Sultan, bildiği yöntemlerle yiyeceğe ulaşamayacağını anlayınca, ortamdaki nesnelerin amaca ulaşmak için nasıl kullanabileceğini düşünerek problemi çözüyor. Bir başka deyişle Sultan, problemi fark edip problemin çözümü için gerekli yöntemleri düşünerek keşfediyor.

Sultan örneğinde de görüldüğü gibi düşünme, bir problemin farkına varılmasıyla başlıyor. Birey, kendisini zihinsel ya da fiziksel olarak rahatsız eden bir durumla karşılaşınca düşünmeye ve çözüm üretmeye yöneliyor. Bir başka deyişle düşünme eylemi, bireyin bir problemle karşı karşıya kalmasıyla harekete geçiyor. Problemin çözümü, birey için bir amaca dönüşüyor ve bu amaç, bireyin düşünmesini yönlendiriyor. Düşünmenin, “mevcut bilgilerin ötesine gitmek ve bu bilgilerden yola çıkarak başka bilgilere ulaşmak” şeklindeki tanımı da karşılaştığımız bir problemi çözebilmek için sahip olduğumuz bilgilerin ötesine gitmemiz ve bunları kullanarak yeni bilgiler oluşturmamız gerektiğini söylüyor. İşte Sultan, tam olarak da bunu yapıyor.

Artık, yazıya başlarken sorduğumuz sorunun yanıtını verebiliriz. Karşılaştığımız her problem, bizi düşünmeye iten bir güç oluyor.

Peki, bu bilginin eğitsel açıdan değeri nedir?

Eğer çocuklarımızın ya da öğrencilerimizin düşünmelerini sağlamak istiyorsak onlara hazır bilgiler değil, ilk defa karşılaştıkları problemler sunmamız; önceki deneyim, bilgi ve becerilerini bir araya getirerek bunlara çözüm yolları üretmelerini, bir başka deyişle düşünmeye başlamalarını sağlamamız gerekiyor.

Düşünmek, doğuştan gelen bazı yatkınlıklara dayalı olmasına karşın öğrenmeyle gelişen bir etkinlik ancak bireyin bu gelişimi göstermesi, kendisine düşünmesini gerektirecek durumların sunulmasıyla yakından ilgili. Bu nedenle “Çocuklarımızı ya da öğrencilerimizi nasıl düşündürebiliriz?” problemi hakkında düşünüp çözümler üretmemiz gerekiyor.

Çocuklarımızı düşündürmenin birçok yolu olabilir. Örneğin birlikte okuduğumuz bir kitap ya da izlediğimiz bir film hakkında onlara sorular sormak, akıl yürütmeyi sağlayan oyunları birlikte oynamak, yaşına göre küçük projeler üretmesini sağlayıp bunları birlikte gerçekleştirmek, herhangi bir nesnenin hangi farklı amaçlarla kullanabileceği hakkında beyin fırtınası yapmak gibi onlarca etkinlik bulunabilir.

“Öğrencilerimizi nasıl düşündürebiliriz?” sorusu ise geleneksel öğretim anlayışından uzaklaşıp “düşünmeyi” ve bunu sağlayan “problemleri” derslerimizin temeline almamızı gerektiriyor. Bunu neden ve nasıl yapacağımızı sonraki yazılarımızda ele alacağız ancak öncelikle bir problemin ne olduğunu biraz daha yakından incelememiz gerekiyor. Bunun için “Bir Problemi Fark Etme Kılavuzu” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

                                                                                 DR. LEVENT VEZNEDAROĞLU

YARARLANILAN KAYNAKLAR

BRANSFORD, J. D. et al. (2000). How People Learn. Washington D.C.: National Academy Pres.

CÜCELOĞLU, D. (1992). İnsan ve Davranışı. İstanbul: Remzi Kitabevi AŞ.

GAGNÉ, R. M. (1988). Essentials of Learning. Hinsdale, Illions: The Dryden Press.

KALAYCI, N. (2001). Sosyal Bilgilerde Problem Çözme ve Uygulamalar. Ankara: Gazi Kitabevi.

SABAN, A. (2000). Öğrenme-Öğretme Süreci, Yeni Teori ve Yaklaşımlar. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

SENEMOĞLU, N. (1998). Gelişim, Öğrenme ve Öğretim. Kuramdan Uygulamaya. Ankara: Özsen Matbaası Ltd. Şti.

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 2 Average: 5]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın