BİRAZ DA SANAT

BOYA-MA!

– Çocuğuma ne alsam acaba? Tatil yaklaşıyor…

– Neyle uzun süre oyalanabilir?

 – Ne kadar da seviyor boyaları?

– Bir boyama kitabı alsam ne kadar sevinir…

– Kahramanlar… Prensesler… Harika hayvanlar… 🙂

 İyi fikir, değil mi!

“Tabi ki boyama yapmak çok eğlenceli, geliştirici ve güzel bir aktivitedir. Çocuk için uzun süre bilgisayar oyunlarıyla ilgilenmekten daha faydalıdır ve bu sayede çocuğun boyaması gelişir.” düşüncesinden hareketle birçok kez kendi çocuğunuza ve arkadaşlarınızın çocuklarına boyama kitabı aldınız, doğru mu?

Boyama sayfaları/kitapları çocuklara en sık teklif edilen aktivitedir. Çocuklar çok uzun süre bu çalışmayla ilgilenir. Daha önce de bahsettiğim gibi bu çizme ve boyama serüveni, çok önceden başlayan mutluluk verici bir etkinliktir. 2 – 4 yaş arasında karalama döneminde çizgilerle ortaya çıkan bu girişim zamanla “çöp adamlar”a, serbest boyamalara dönüşmüştür. Uzun çizgileri yavaş yavaş sıklaşmaya ve birer leke oluşturmaya başlar. Boya becerisi gelişim göstermeye başlamıştır.

Çocuk 4 yaşına geldiğinde çizim ve boyama becerilerinde belirgin gelişmeler görülür. Kendiliğinden değil, daha çok düşüncelerini dile getiren konuları yapma çabası vardır. Çizdiği şekiller yatay veya dikey konumdadır. Çizgi ile sınırladığı yüzeylerin içini boyama eğilimleri vardır. [1]

Çizdiklerini bir şeye benzettikçe çizer, boyar. Kendine sunduğunuz sayfaları da çok çabuk tüketir. Yaptığı resimleri bir an önce gösterme eğilimindedir. Ne renk olduğu yine hiç önemli değildir.

Fakat çocuklar erken dönemlerde onlara boyaması için verdiğiniz bu kitaplarda zorlanabilir. Kontrolsüz karalamalar dediğimiz bu uygulayış biçimi bazen sizi tatmin etmeyebilir. Hiç böyle bir deneyim yaşadınız mı? Önüne koyduğunuz “elma” şeklini bir çırpıda boyayıp kalkan çocuklarla karşılaştınız mı? Ya da Kahramanlar… Prensesler… Harika hayvanlar… 🙂

-Boyamamış ki! Çiçeği karalamış!

-Elma da mavi olur mu?

-Prensesin yüzünü karalamış!

-“İçini boyayacaksın çocuğum! Hep dışına taşırmışsın!”, dediniz mi?

Çocuk, boyayı çizgilerin dışına taşırabilir. Bu noktada ona kızmamak ve renk seçimi konusunda özgür bırakmak gerekir. Çocuk resminde otoritelerin kabul görmüş genel çerçeveleri olsa da unutmamak gerekir mi her çocuk kendi resim yaşını yaşar! Dört yaşına bastı hala karalıyor, diyemeyiz.

Genelde okul öncesi dönemde yapılan boyama faaliyetleri çocuk gelişimi için çok önemlidir. El-göz koordinasyonu ve ince motor becerileri gelişir. Sakinlik yaratması yönünden çocuğun psikolojisini olumlu etkiler. Bu yüzden bol bol boyama yapmasını öneriyorum.

-Ama hangi boyama???

-Nasıl???

Evet, çocuğunuz boyamayı seviyor. Harika zaman geçiriyor. Siz de bu arada belki bir kahve içebiliyorsunuz. Buraya kadar güzel bir tablo. Sınırlı boyama pedagojik açıdan çok önemlidir. Fakat kontur şeklinde çizilmiş bu sınırlı alanlar başkasına aittir! Ona değil! Onun değil! Bunu hiç düşündünüz mü? Kahramanlar, prensesler, harika hayvanlar… onun değil 🙂 Başkasının çizimini boyuyor ya da karalıyor. “Çöp adam” adlı yazımda da anlatmaya çalıştığım gibi onun oluşmaktaki mandalalarını* etkiliyorsunuz. Gözlerinin önündeki iki boyutlu şekli ezberliyor ve artık o “güzel” zannettiği kahramanları, prensesleri, harika hayvanları farkında olmadan çiziyor. Ya bütün bunların ötesinde daha harika konturlar yaratabilseydi, yaratsaydı? Ya onu geliştirelim derken farkında olmadan engelliyorsak?

Prof. Dr. Ali Boğa, “Çocuklardan yetişkin mantığına göre çizilmiş içi boş resimleri boyayarak doldurmalarının istenmesi sanat eğitiminde çok hatalı bir yöntemdir. Resim boyama, çocukların serbest düşünme ve ifade etme, görselleştirme yetilerini engeller, yaratıcılığını öldürür, geriye ket vurur. Onun için bu tür resimleri çocuklara vermek ve boyamalarını istemek yanlıştır. Resim boyama çocukların kendilerini serbest ifade etme imkanlarını kısıtlamış oluyor.”[2] diyerek boyama kitaplarının zararlarına dikkat çekmiştir.

Bu aktivitenin sunulduğu çocuk, standart kalıpların içine girer ki bu da gelecekte özgün olmayan bireyler yetişmesi anlamına gelir. Çocuğun kendini ifade etmesi, yaratıcılığını kullanması gerekir. Bir yetişkinin gözünden çizilmiş bir resim çocuğa gerçekçi olduğu için güzel gözükse de onun sanatsal gelişimine zarar verir. Kendi boyayacağı alanı seçen, bunu çizen çocuğun çizim kabiliyetini, boyadığında boyama kabiliyetini ve en önemlisi yaratıcılığını geliştirirsiniz.

Çizim yapma, öncelikle göz-el koordinasyonunu ve el becerisini geliştiren bir faaliyettir. İkinci olarak çocuğun yaratıcılığını sergilemesine olanak tanıyıp hayal gücünü geliştiren bir etkinliktir. [3] Gelişmeyi sağlayan en temel etmen yaratıcılıktır. İster kişisel isterse toplumsal anlamda olsun ilerleme yaratıcılığa dayanır. Yeni bir şey ortaya koymalı ki bir farklılık ve değişim olsun, artı değer artsın. [4]  Bizler çocuklarımızın yaratıcılığını geliştirmek için çalışmalar yapmalıyız. Çocukların sınırsız bir hayal dünyası vardır ve yaptıkları resimlerle bu dünyayı yansıtırlar. Bu nedenle özgün bireyler yetiştirmek için çocuğa sınırlar konulmamalı, tamamen kendi hayal dünyası doğrultusunda resimler yaptırılmalıdır. Önüne bir kalıp konmamalıdır.

-Peki, ne yapmalı?

-Nasıl çalışmalar planlamalı?

– Yaratıcılıklarını nasıl geliştirmeli?

Yaratıcılık, eski fikirlerin yeni yöntemlerle, yeni yerlerde ya da yeni kombinasyonlar halinde kullanılmasının sonucudur.[5] Çocuğun yaptığı çalışmalar tekrardan uzak, farklı fikirlerle dolu olmalıdır. Yaratıcılığını destekleyici çalışmalar planlanmalıdır. Üretmesine olanak tanınmalıdır. Çizilmiş konturlar yerine boş kağıtlar, geniş alanlar daha faydalıdır. Özgürce çizer, boyar. Çalışmaları üzerinde konuşarak daha çok düşünmesine olanak tanınmalıdır.

-Mavi elma hiç yemedim, kimler yiyor bu elmayı, tadı nasıl?

-Bu kahraman bugün neler yaşamış olabilir?

-Bu sevimli hayvanın arkadaşları var mı?

Çocukların doğru – yanlış kalıpları bizim gibi değildir. Hayatı algılayışları farklıdır. Konuşurken yargıda bulunmadan, neden – sonuç ilişkileri kurarak destekleyici sohbetler yapılmalıdır. Gerekli durumlarda örnek çalışmalar kısa bir süre gösterilip kaldırılmalıdır. “Sen bu resmi yapsaydın nasıl yapardın?” gibi sorularla yeni teknik ve fikirlere zemin hazırlanmalıdır.

Evet, çocuklar her tür yüzeyde akıllarına gelen her malzemeyle düşünmeli, çizmeli ve özgürce boyamalıdır. Son söylemim konunun asıl muhatabı çocuklara:

Çocuklar! Başkalarının resimlerini kitaplardan BOYA-MA!

 Özgürce kendi şekillerini YARAT VE BOYA!

Sinem ÖNEY

YARARLANILAN KAYNAKLAR

[1] Artut, Kazım, Sanat Eğitimi Kuramları ve yöntemleri, sf: 199-200, Anı Yayıncılık, 2004 Ankara

[2] https://www.haber7.com/kadin/haber/525551-boyama-kitaplarinin-cocuklariniza-ettikleri(erişim 20.03.2021)

[3] Yavuzer, Haluk, , Zihinsel ve Sosyal Gelişimiyle Çocuğunuzun İlk 6 Yılı, sf: 244, Remzi Kitapevi, 2015, İstanbul

[4] http://www.coskuntecimer.com/t/tip-disi-yazilar/yaraticilik-ve-biat-kulturu (Erişim 01.03.2021)

[5] Sutton, R. I., Çev: Handan Balkara, İşe Yarayan Çılgın Fikirler, sf:33, BoynerYayınları, 2006,  İstanbul

*Mandala: H. Yavuzer’e göre Sangritçe daire anlamına gelmektedir. Doğu felsefesinde mandala, evrenin sembolü olarak kabul edilir. Jung Psikolojisinde ise insan ruhu ile aklın birliğini sembolize eder.  Çocuklar tarafından yapılan mandalalar ise daire içerisinde çaprazlarla bölünen dairelerden oluşmaktadır. Mandala çocuğun sanatsal faaliyetlerinde soyuttan somuta geçişin ifadesidir ve yetişkin ile çocuk sanatı arasında köprü vazifesi görmektedir.

*Prof. Dr. Ali Boğa : 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 7 Average: 4.4]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe