BİRAZ DA SANAT

BU ACAYİP ŞEKİLLER DE NE?!

– Kim yapmış bu resmi?

– Bu acayip şekiller de ne?   

-Ne çizmiş?

– Anlatmak istediği nedir?

İlk bakışta bu sorular geliyor aklımıza, değil mi?

Kızım yaptı beş yaşında desem?

Elbette o yapmadı. Bu rengârenk resmi yapan kişi, ressamımız Joan Miró. Biraz onu ve resimlerini tanıyalım.

1893’te doğan Joan Miró, ünlü bir İspanyol Katalan sanatçıdır. Resim, heykel ve seramik çalışmaları yapmıştır. Barselona’da bir liman kentinde doğan Miró’nun babası bir saatçidir ve annesi bir kuyumcudur.[1] Küçük yaştan itibaren yaşadığı çevrede değişik ve çeşitli formlar gözlerinin önündedir.

Miró’nun küçük yaşta sanata olan ilgisini anlayan babası, ona bir yandan klasik eğitim verdirmiş, diğer taraftan Picasso’nun gittiği Lonja Güzel Sanatlar okulunda okutmuştur. Miró daha sonra genç yaşta memur olarak iş hayatına başlamış ve kısa süre sonra memurluğu bırakıp 1912’de Barcelona’daki Gali Akademisi’nde sanatsal faaliyetlerine devam etmiştir. 1911’de Miró, tifo hastalığı ile ciddi bir savaşın üstesinden gelmiş ve aynı zamanda tüm hayatını resme adamak için iş dünyasını tamamen terk etmiştir. [2] Böylece onun kendisine yaklaşması, bizimse onun resimlerine yaklaşmamız başlamıştır.

Miró’nun “Yaz” adlı resmini incelersek birbiriyle karışmış sahil manzarasında belirgin iki figür gözükmektedir. Düş dünyasına ait bu imgeler canlılıklarıyla ön plana çıkar. İlk dikkat çeken odur.

Yarı insan yaratıklar – belki bir anne ve iki çocuğu – yaz aylarında bir kumsal… Miró resmi hacimsiz, düz bir şekilde resmedilmiştir. Her şey net ana hatlara ve parlak tonlara indirgenmiştir. Sonuç, etkileyici olduğu kadar dekoratif sayılabilir.[3] Kullanılan şekiller son derece basit seçilerek yerleştirilmiştir. Ana renklerin kullanıldığı bu eğlenceli resim, bizi içine çeker. Tıpkı bir çocuk gibi neşeli, saf, coşkun… Bir o kadar da gerçeklikten uzak!…

Miró, Sigmund Freud’un bilinçaltı incelemelerinden, rüyaları açıklamaya çalışan yazılarından etkilenerek Sürrealizm* sınırlarında yer bulmuştur.

Sürrealist ressamlar, modern resimde biçimin ötesinde resmin temasına ve içeriğine, yani anlattığı şeye önem vermişlerdir. Sürrealistlerin temel amacı, seyirci üzerinde şaşırtıcı ve şok edici etki yaratmaktır.[4]

Yaz resminde, diğer Sürrealistler* gibi, o da çocukların ve akademik resim eğitimi almayan kişilerin sanatıyla ilgilenmiştir. Onların özgürlüklerine ve coşkusuna hayran kalmıştır. Bu spontane yöntemi kullanarak Miró, yarı soyut resimler, duvar resimleri ve heykeller de üretmiştir.[5]

Joan Miró nun oluşturduğu biçimlerde tekrarlar vardır, ritmi sever. Anlatmak istediği figür ve nesneleri deforme eder. Basit form ve çizgilerle kendi iç dünyasını yorumlar, yeni simgesel formlar elde eder. İlk bakıldığında soyut bir resim gibi algılansa da onun için hep bir anlamı vardır. Yapıtlarını soyuttan ayıran sürreal etkiyi sağlayan göz, yüz vb. imgelerin varlığıdır.

 “Benim için bir form asla soyut değildir; her zaman bir insan, bir kuş ya da başka bir şeydir” demiştir Miró.[6] Sürrealistlerin ve Miró’nun resimlerinde düşsel ifade, imge her zaman hâkimdir.

2015’te Sabancı Müzesi’ndeki Miró sergisinde gösterilen belgesel tadındaki filmde bir anısı şöyle aktarılır. Söylenilene göre Miro küçükken babası onu bir gün kırlara dolaşmaya götürmüş. Oradayken Gökyüzü ne renk? diye sormuş oğluna. Miro Gökyüzü mor.’ demiş. Babası buna çok kızarak tepki vermiş.[7]

Çocukların resimleri böyledir, değil mi? Gökyüzünü mor ya da sarı yapabilir, uçuşan insanlar çizebilirler. Üçgen suratlı insanlar görebilirsin. Geçmişine dönersen sende böyle çizimler yaptın. Yazımın başında anlattığım gibi bu resmi küçük bir çocuk yapsaydı. Ona ne derdin?

-Burası neresi? Tam anlayamadım?

-Bunlar insan mı? Gövdeleri biraz yamuk gözüküyor. Daha düzgün mü yapsak?

-Uçuyorlar mı bunlar, yer nerde?

-Hiç böyle mavi bir burun görmedim!

Acaba dayanamayıp bunları söyler miydin? Bence karşılaştığın bazı çocuklara birkaç öneride bulunmuş olabilirsin. Belki de yapamam dediğin çöp adamı unutup bir çocuğa nasıl çizmesi gerektiğini göstermeye kalktın. Büyük bir bilmişlik ve gururla anlatın mı? Çizdin mi ya da? Bir insan, bir ev nasıl çizilir…

Sana tek bir şey söylemek istiyorum: YAPMA!       

O çocuğun bir evi, bir insanı nasıl algıladığını bilemezsin. Çocuk, çizmek istediği şeyin nasıl çizildiğini sormaz, nasıl biliyorsa öyle çizer- o öyledir. Eğer o gökyüzünü sarı yapmak istiyorsa yapar. İnsanı nasıl istiyorsa öyle çizer. Çocuğun hayal gücü, senin gibi sınırlı değildir. Yaratıcılığı ise senden kat be kat üstün. Senin gibi doğrulara sıkıştırmamıştır kendini ve gerçekten daha özgürdür senden.

Doğru, sen misin? Acaba o mu?

Bir çocuğa resim yaparken karışma. Sadece izle. Görüneni anlatmak yerine, onun dünyasına katıl, anlamaya çalış onu. Zincirinle sınırlama. Fikirleri artsın, daha da özgürleşsin. Bir şema, kalıp oluşturma ki senin evini, insanını çizmesin. Kendi evini, kendi insanını yaratsın. Onun olsun. Zaten zaman ilerlediğinde duyması gerektiği şeyler onu sarmaladığında tüm gerçekliği görecek. Şu an izin ver ona yapabiliyorken! Rahat bırak! Özgürce yaratmasını sağla. Olmayan şeyleri gösterme cesareti varken bırak yapsın.

Sen acaba bir çocuk kadar kaygısız, rahat resim yapabilir misin? Ya da yaşayabilir misin?

Pek çok ressam çocukların özgünlüğüne, özgürlüğüne ulaşmak istemiş bunun için çabalamıştır. Miró, Picasso bunlardan sadece birkaçıdır. Çocukların saflığına, kendilendiğine, doğrudanlığına, neşesine ulaşmak istemişlerdir.

Miró, gökyüzü mor demeseydi, çocuksuluğunu kaybedip olması gerekenleri yapsaydı hep? Gerçeklere sarılsaydı, Miró olabilir miydi? Kaygısızca söylemeseydi, mor olmasa da gök, mor boyamaktan vazgeçseydi…

Ya da biz çocuk saflığımızı kaybetmeseydik…

Dünya daha güzel bir yer olmaz mıydı?

Sinem ÖNEY


[1] https://www.joan-miro.net (erisim 10.02.2020)

[2] Erdem, O., Modern Sanat-Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey, s.118, Tempo Yayınevi. 2012, İstanbul

[3] The 20th Century Art Book, s:308, Phaidon, 2004, New York

*Sürrealizm: Gerçeküstücülük anlamına gelir. Fransada ortaya çıkmıştır. Akımın ortaya çıkmasındaki en büyük etken Dadaizm akımıdır. Sürrealizmin kurucusu André Breton’dur. Breton, 1924 yılında Sürrealizmin ilkelerini ” Sürrealizm Manifesto” adı altında hazırlayarak insanlığa sunmuştur. Resim sanatında Freud’un yazı ve düşüncelerinin etkileriyle bilinçaltı ve düş dünyası resmedilmiştir.

* Sürrealist: Sürrealim akımı çerçevesinde eser üreten sanatçı

[4] Tansu, Sezer, Resim Sanatının Tarihi, s. 250, Remzi Kitabevi, 2011, İstanbul

[5] The 20th Century Art Book, s:308, Phaıdon, 2004, New York

[6] The 20th Century Art Book, s:308, Phaidon, 2004, New York

[7]https://www.trendus.com/yazarlar/merve-yildiz/joan-mir–kadinlar-kuslar-ve-yildizlar-sergisi-1211 (erişim:02.02.21)

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 5 Average: 4.8]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe