KİTAP ÖNERİLERİ

ÇOCUKLAR AŞIK OLUR MU HİÇ?

“Ölümdür yaşanan tek başına/Aşk iki kişiliktir” demiş usta şair Ataol BEHRAMOĞLU. Yaşamı boyunca  “gerçek aşk”la karşılaşan insanların çok şanslı olduğunu düşünenlerdenim. Türk Dil Kurumu aşkı “ Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi, sevda, amor” diye tanımlamış. Sözcüğün doğasına ne kadar uzak ne kadar kısır bir tanım… Aşk, hepimize göre farklı anlama gelir oysaki. Üç harfli bir sözcük bazen tüm yaşamımız olur. Öğretmenliğin en güzel taraflarından biri çocukların yaşadığı aşklara birebir tanık olmak. Tüm dünyasının neden alt üst olduğunu anlayamadan azıcık şaşkın, biraz ürkek ve çokça heyecanlı aşık yüzlerin kelimelerinde o harika anları yakalamak mesleğimin vazgeçilmez güzelliklerinden. “Aman canım çocuk da aşık mı olurmuş?” diye düşünenlere ise yanıtı “Benjamin Anna’yı Seviyor” veriyor.

Benjamin’in sıradan sayılabilecek okul hayatı Anna’nın sınıfa adım atmasıyla değişiveriyor. Polonya’dan gelen Anna; farklı giyimi, tam konuşamadığı Almancasıyla sınıfın alay konusu oluyor. Benjamin’i ise Anna’nın yabancı olmasından çok, gözleri tedirgin ediyor. Anna’nın gözleri kocaman ve çok hüzünlü. Benjamin için o hüzünlü gözlere bakmak matematik problemlerini çözmekten bile daha zor ama bir gün Anna’nın gözleriyle buluşmak zorunda kalıyor küçük çocuk ve o andan itibaren hayat Benjamin için çok farklı bir müziğe dönüşüyor. “Ertesi gün Benjamin dünyayı artık anlayamaz olmuştu. Okula gideceğine sevinmişti. Aslında onu sevindiren Anna’nın da gittiği okula gitmekti.” (sayfa 27) Bundan sonra Benjamin ve Anna’nın aşkını okumaya başlıyoruz okur olarak. Peter HARTLİNG, aşkın ne olduğunu çok iyi bilen (!) ve çocukların aşık olamayacağını düşünen büyüklere 109 sayfada “ilk aşk”ı anlatıyor.

“Benjamin Anna’yı Seviyor”, çocuklara her şeyin anlatılmaması gerektiğini savunan kişilere meydan okuyan bir manifesto aslında. Fransızcaya çevrildiği yıllarda Fransa’da yasaklanan kitap daha sonra okunması gereken kitaplar listesine alınıyor. Yayımlandığı 1979 yılında çocuk edebiyatı çevrelerinde geniş yankı uyandıran kitap, çocuk edebiyatının simge yapıtlarından biri artık. Peter HARTLING, Benjamin ve Anna’nın aşkına saygı duyan yetişkin olarak sınıf öğretmenini seçmiş kitabında. Benjamin ve Anna’nın aile bireylerinin aşka karşı takındıkları tavır ise asla olumsuz değil. Aile bireyleri, bu aşka hoşgörüyle yaklaşıyor ve böylece iki çocuğun kendini ifade etmelerini sağlıyorlar. Yapıtta Benjamin ve Anna’nın aşkını okurken akran zorbalığının yol açtığı sonuçları da fark ediyor okur. Anna ve Benjamin’in uğradığı zorbalığa öğretmenin son verdiği bölüm tam bir ders niteliğinde. Aşkın temel alındığı yapıtta mültecilik, milliyetçilik kavramları da kendine yer buluyor ve okuru sorgulamaya itiyor. Necdet NEYDİM’in titiz çevirisi sayesinde okuyanda şekerli bir tat bırakan 1980 Zürih Çocuk Kitabı ödülünü alan “Benjamin Anna’yı Seviyor”u  küçük okurlar kadar yetişkinler de okumalı. Belki o zaman çocuk dünyasını anlamaya bir adım daha yaklaşır her şeyi bilen (!) büyükler.

Sevgi Sıla BİLGİN

“Benjamin Anna’yı Seviyor”

Peter HARTLİNG
Çev: Necdet NEYDİM

Günışığı Kitaplığı

Kitap kapağı görseli https://gunisigikitapligi.com/kitaplar/benjamin-annayi-seviyor/ sitesinden alınmıştır.

İllüstrasyonhttps://i.pinimg.com/originals/38/59/58/385958911c197806cc252894f5fd7a1b.jpg sitesinden alınmıştır.

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 1 Average: 5]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe