ÇÖP ADAM!

ÇÖP ADAM!

Benim için artık klasikleşen bir tanışmadan bahsetmek istiyorum. Biriyle tanıştığınızda isminizle birlikte size ait temel özelliklerin de sorulması adet olmuştur. İsminizden sonra mesleğiniz, nerede çalıştığınız… Bu, herkes için sıradan bir diyalogdur aslında. Benim içinse sizin söyleyeceğiniz o cümleyi duymak kaçınılmazdır.

-Ne iş yapıyorsunuz?

-Resim alanında çalışıyorum, öğretmenim.

-Ahh! Ben çöp adam bile çizemem.

İç sesim hafif bir gülümsemeyle konuşmaya başlar: “Yine o ünlü çöp adam!”

O kadar yakın hissediyorum ki artık kendimi ona. Evet, resim ve o ünlü çöp adam. İnsanların bir çırpıda küçümsediği, bir türlü çizemediği ve bir o kadar da uzak durduğu “Çöp Adam”.

Tanışma diyaloglarında yüzümüzü güldüren ama hep iyi hatırlanan çöp adam. İçten içe severiz aslında onu. Belki de özledik. Karşıdaki kişi derinden fısıldar bana hep: “Ne kadar güzel! Ben de çizebilseydim, bir şeyler karalayabilseydim.”

Doğrusu insanlar; kendileri, çevreleri ve yaşantıları sebebiyle yavaş yavaş uzaklaşmıştır ne yazık ki resimden ve çöp adamdan. Bu durumu o kadar ötelemişlerdir ki çok üzülürüm. Oysa biraz geriye gitseler, çocukluklarına, çok tanıdıktır o. Çöp adam aslında bizim gibi küçük çocuklara ders verenler ya da çevresinde küçük çocuk olanlar için bilinen, oldukça önemli bir imgedir. Çocuklar bu konuda çok başarılıdır.

Çizimde onlar için en önemli başlangıç, insan figürü çizim deneyimleridir. Çizimlerinde “çöp adam” diye tanımlanan resimler görülür. [1] İşte resim serüveni çoktan başlamıştır. Resimlerindeki karalamalar mandalaya*, mandalalar 2 yaştan 4 yaşa yaklaşırken şema öncesi dönemde insan figürüne dönüşür. Çocuk, resim yaparken kendini daha iyi hisseder. Resim insanın kendini ifade etmesinin en önemli yollarından biridir. Avusturyalı ünlü sanat eğitimcisi Victor Lowenfeld; bireyin kendisini sanat ile ifade etmesinin önemli bir araç olduğunu, büyük bir tatmin sağladığını ve bunun da resim yapmanın en önemli nedeni olduğunu ifade etmiştir.  [2]

Bir çocuğu çizerken, boyarken hayal et! Çizerken ne kadar ciddidir ve çok önemli bir iş yapıyordur. Özgürce kendini ifade eder bir kâğıtta ya da bulabildiği her yüzeyde… O kadar önemsemez ki kimseyi bazen duvarlar, yerler, her yeri boya olmuş elbiseler bile görünmez olur onun gözünde.  Kimsenin ne düşündüğüne aldırmaz, mutludur çünkü. Annesi mi kızacak? Ev mi batacak? Dünya umurunda değil! Korkusuzca boyayı, kalemi ya da eline ne geçirirse dolaştırır. Tıpkı sihirli bir değnek gibi. 

Joan Miró Pudra Kadın, tuval üzerine yağlıboya, guaş, suluboya, pastel ve mürekkep,35.3 x 46 cm, 1949

“Fırça ile boyanmış basit bir çizgi özgürlüğe ve mutluluğa yol açabilir.” [3] der Joan Miró. O da çocuklar gibi şendir, yargıları düşünmeden kendini tüm çıplaklığıyla ortaya koyarken!  Çizdiği imgelerde özgürlüğünü,  çocuksu coşkunluğunu, saflığını görürüz. Hayaller, sonsuz yaratımlar onun işidir.  

Kendini anlatabilmek için sen de bu çizimleri çocukken yapmıştın. Daha sonra maalesef yavaş yavaş bu ilginden, kimseyi önemsemeden kendini ortaya koyuş cesaretinden vazgeçtin.  Korkaklaştın mı acaba? Çöp adam bile çizemiyorum derken…

Aslında çöp adam çizmeyerek sen kendini ifade etmekten, eleştirilmekten, insanların senin yapamadığını düşünmesinden mi korktun acaba?

Tamamen sana ait ve senin olan o çizgiler güzel gelmiyor mu kulağa? Hatırlamak istemez misin? Eline alamadığın o kalemle şöyle güzelce kocaman gülümseyen bir çöp adam yapabilir misin? Çizgileri özgürce kâğıdında dolaştırmak istemez misin? O karalamalar ve resmin gücü seni içine alacak ve yavaş yavaş kendini daha iyi hissetmeye başlayacaksın. Buna eminim.

Çocuklar gibi özgürleşeceksin. Sadece sana ait bir çöp adamın olsun ve eskisi gibi çizdiklerinin eleştirilmesini önemseme. Bir dahaki karşılaşmamızda onu benimle tanıştırırsın belki de. Bir kere yaratmaya başladın mı artık kendini durduramazsın. Bakmışsın ki karalamaların biçimlere, renklere dönüşüvermiş. O çocuksu sevinç ve yaratma gücü insana bir kez bulaştı mı artık kurtulamazsın. Haydi, bir fırsat ver kendine!  Şu dünyada artık bir çöp adamın olsun!

Sana bir sır vereyim, resim en çok da kendin içindir. Çizdiğin çöp adam gibi kimseye kendini anlatmak zorunda kalma. O, seni anlatsın, senden bir parça olsun. Senin olsun. Mutlulukla gülümseyin birbirinize. Çocuklar gibi özgürce istediğini yap. Kulaklarını tıka birileri bir şey söylerse. Sahip çık kendine. Kendin ol! Savunmak zorunda olma…

“Ben yaptım ve çok güzel OLDU!” de.

Sinem ÖNEY


*Mandala: H.Yavuzere göre sangritçe daire anlamına gelmektedir. Doğu felsefesinde mandala, evrenin sembolü olarak kabul edilir. Jung Psikolojisi’nde ise insan ruhu ile aklın birliğini sembolize eder.  Çocuklar tarafından yapılan mandalalar ise daire içerisinde çaprazlarla bölünen dairelerden oluşmaktadır. Mandala çocuğun sanatsal faaliyetlerinde soyuttan somuta geçişin ifadesidir ve yetişkin ile çocuk sanatı arasında köprü vazifesi görmektedir.

[1]  Artut, Kazım, Sanat Eğitimi, Anı Yayıncılık, 2002 Ankara

[2] Yavuzer, Haluk, Çocuk Pskolojisi, Remzi Kitapevi, 1995 İstanbul

[3]https://www.azquotes.com/quote/568864

GÖRSELLERİN ALINDIĞI SİTE

http://www.leblebitozu.com/joan-miro-eserleri-ve-hayati/

Paylaş

12 thoughts on “ÇÖP ADAM!

Bir Yorum Yazın

Bize Sorun
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Size yardımcı olabilir miyiz?
0
SEPETİNİZ
  • No products in the cart.