DOĞANIN ÇIĞLIĞINI DUYMAK İÇİN

DOĞANIN ÇIĞLIĞINI DUYMAK İÇİN

Son günlerde denizlerimizde yaşanan felaketi izlerken aklımdan çocukken severek söylediğim bir şarkının şu iki dizesi geçiyor: “Bir dünya bırakın biz çocuklara/ Yazalım üstüne ‘Sevgili Dünya’. Boğazım düğüm düğüm oluyor, yüreğimdeyse tarifsiz bir ağırlık. “Sevgili Dünya, biz ne zaman bu kadar kötüleştik?”diye soruyorum kendime “müsilaj” sözcüğünü yürek sözlüğümün en kara kısmına eklerken.

Marmara’nın yaşadıklarını izliyorum gözlerim dolu dolu ve bir şey yapmadığımız ya da yapamadığımız için en çok çocuklardan utanıyorum. Kütüphanemin raflarına sığınıyorum böyle anlarda. Kitaplar her zamanki gibi sarıp sarmalıyor beni ve küçücük bir hazine tutuyor ellerimden: Muti’nin Maceraları.

Muti “Selam!” diyor beni görünce ve annesi Liya ile sebze bahçesinde çalışmaya devam ediyor. “Selam.”diyorum “Adın ne?” “Muti” diyor ışıl ışıl bakarak bana “ Ve burası da Ripyat. Karşıdaki ormanın adı da Patenya.” Etrafta çiçek kokuları, gölün tatlı sesi… Gördüklerimi tek tek içime çekiyorum. Muti başını kaldırıp bana bakıyor. “Ormana gidelim mi?” diye soruyor. Başımı olur anlamında sallıyorum ve Patenya Ormanı’na doğru Muti’yle yürümeye başlıyorum. Ormanın kalbine yolculuk ederken Muti’nin şen şakrak konuşması eşlik ediyor kuş seslerine.

               Muti, aslında herkesi çağırıyor ormanın kalbine ama en çok da yaşıtlarına sesleniyor. Büyüklerin dünyasında griler egemenken çocuklar her daim rengarenk. Bu yüzden Muti büyüklerdense akranlarına anlatıyor Toprak Ana’yı ve ormanın kalbini. “Vicdan, en karanlık kalpte bile içinde iyilik saklayan bir oda gibidir.” diye düşünüyor Muti ve arkadaşlarıyla birlikte yetişkinlerin vicdanlarına dokunmaya çalışıyor çünkü doğa ancak böyle kurtulacak.

               Marmara’nın içler acısı durumunu  anlatıyorum Muti’ye. “Muti, Toprak Ana’ya birlikte gitsek ve çözüm arasak?” diyorum ona. Gülüyor bana “Çözüm sensin.” diyor. Bunu Muti’den duymak hem gururlandırıyor hem mahcup ediyor beni.

               Bundan sonra konuştuklarımız Muti’yle benim aramda. Ormanın kalbine gidip gitmediğimi de paylaşmayacağım sizlerle. Beykuş’un kim olduğunu da söylemeyeceğim. En iyisi siz Muti’nin Maceraları’nı okuyun. Kim bilir Patenya’daki çiçeklerin kokusu odanıza dolar aniden ve ormanın kalp atışlarını duyarsınız siz de.

               Son sözüm Dilge Güney’e olsun. Ben de Muti’nin Maceraları’ndaki mutlu sonları Marmara’nın nefes almaya çalışan tüm canlılarına armağan ediyorum.

Sevgi Sıla BİLGİN

Muti’nin Maceraları

Dilge GÜNEY

Resimleyen: Berna ERÖZKAN AKAN

Yakın Yayınları

Paylaş

Bir Yorum Yazın

Bize Sorun
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Size yardımcı olabilir miyiz?
0
SEPETİNİZ
  • No products in the cart.