ELEŞTİREL BAKIŞ

EVET, SINAVLARIN İSİMLERİNİ BİLMİYORUM!

-Tuğbacım, sen eğitimcisin, bu seneki sınavın adı ne oldu?

…..

Açıkçası, bilmiyorum.

İsimler ve sistemler o kadar çok değişiyor ki…

AYT, TYT, TEOG,TEOL ÖSS, ÖYS, HBS (Bunu ben uydurdum: Hayattan Bezdirme Sınavı)

Açıkçası, sınavlarla aram pek iyi değil.

Hatta hiç hoşlanmıyorum.

Ne zaman bir yenilik denesem hep sınavları önüme engel olarak çıkardılar yıllar boyunca.

-Tamam, test yaratıcılıklarını öldürüyor ama sınavda ne yapacaklar?

-Bugün okul gezisine gelmese, dershane sınavı var?

-Ben de deneyle öğrensinler istiyorum ama biyolojiyi ezberlemeleri lazım, yoksa sınavda yapamazlar.

-Proje yapalım da o zaman bu çocukların test çözmesi de lazım…

-Her gün 100 soru çözmeden matematik, fizik öğrenilmez…

Ohooo… Daha neler neler…

Sınava öyle bağlıyız ki olmasaydı, olmazdık nerdeyse…

Eğitim başlığı altında her lafımız sınav, her bahanemiz sınav, her başarımız sınav…

Sınavsız bir eğitim sistemini savunduğumu beni tanıyan herkes bilir. Bu yüzden marjinal olmakla çok eleştirilirim…

Ne zaman sınavsız bir alternatiften bahsetsem.

Eğitimciden veliye herkes,  ‘Eee, o zaman şu ne olacak? Bu ne olacak? deyip’ durur.

Herşeyin daha iyi olacağına yemin edebilirim, ama kanıtlayamam 🙂

-İyi de hayatım, sınav olmadan bu çocuklar üniversiteye nasıl girecek?

Eskiden olsa bir sürü yöntem sıralardım, değerlendirme şöyle olabilir, böyle de olabilir, bu da eklenebilir, şu da eklenebilir…

Ama şimdilerde hepten kafam karışık…

Sürekli soruyorum…

2020 verilerine göre iki milyon üniversite mezunu genç işsizken neden üniversite okumak hala bu kadar önemli?

Üniversite mezunları girdikleri işlerde çok düşük maaşla çalıştırılıyorken, lise mezunu milyarder olabiliyorken neden çocuklarımıza hayatta başarının tek yolunun üniversiteye gitmek olduğunu söyleyip duruyoruz?

Lise öğrencileri özellikle sınava hazırlandıkları son iki yılda yaşadıkları kaygı yüzünden psikolojik destek almak zorunda kalıyorken onlara güzel bir gelecek sunmamız mümkün mü?

Bu yarış sisteminde, kimi aileler üniversite hazırlıklarına maddi olarak yetebilmek için bu kadar zora düşerken eğitimde eşitliğin sağlanması mümkün mü?

Adım başı üniversite açılmışken ve artık kim iyi, kim kötü belli değilken diplomalı olmak saygıdeğer birşey mi?

Neden herşey değişirken, her şey yerini daha iyiye bırakmaya çalışırken sınavlar demirbaş?

Değişmemek bize ne sağlıyor?

Merak ediyorum! 

Dershaneler…

Özel kurslar…

Temel liseler…

Hazırlık kursları…

Müthiş bir piyasa var!

Test kitapları, en çok satan kitaplar arasında…

Ama hayal gücümüzü geliştiren, gerçekten evimizin konforunda dünyayı gezmemizi, insanların beynini görmemizi ve okuduğunu anlamamızı sağlayan kitaplar pek de satmıyor…

Hadi bakalım, bir düşünelim.

Çocuklarımızın geleceğine dair bakış açılarımızda köklü değişimler, neler yaratır?

Tuğba İNANÇ

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe