UYGULAMA ÖRNEKLERİ

GALİLEİ’YE NE OLACAK?

“Yaşamak, onu uygulamaktır. Bunun tersi, suya girmeden yüzme öğrenmek olur.”- John Dewey

John Dewey’nin yukarıdaki belirlemesini kendi dersimiz özelinde düşündüğümüzde öğrenme sürecinde aktif olan öğrencilerin, dersin sonunda Aa! Ders bitti mi?” dediklerini birçoğumuz duymuşuzdur. Öğrencilerden, bu ve buna benzer cümleleri duymak için bilgi odaklı öğrenme ortamları yerine beceri temelli öğrenme ortamları tasarlamak gerekmektedir.  Peki, beceri temeli öğrenme ortamlarını nasıl tasarlayabiliriz? Öğrencilerin, bilişsel-duyuşsal-psikomotor becerileri öğrenme sürecinde nasıl geliştirilebilir? Yaşantılarından beslenerek öğrenciler, sürece nasıl dâhil edilebilir? Düşüncelerini özgür bir şekilde nasıl söyleyebilirler?

Bütün bu soruların yanıtları verilirken birçok değişkeni göz önünde bulundurmak gerekir. Bu değişkenlerden en önemlisi, kuşkusuz öğretmendir ancak bu yazımda öğretmen değişkenini ele almayacağım. İki değişkeni irdeleyerek soruların yanıtlarını vermeye çalışacağım: Ders planı ve kullanılan yöntem.

Birçok eğitimci ders planı hakkında farklı görüşler ileri sürmektedir.  Wiggins ve McTigle ise iyi bir planın özelliklerini belirtirken “yaparak öğrenme fikrine dayalı etkinlikleri içermesi”, “öğretmenin rehberlik ederek öğrenme sürecini kolaylaştırması” gerektiğine vurgu yapmışlardır. Dolayısıyla öğrencilerin deneyimleyerek öğrendikleri, onların yaşantılarından beslenen, öğretmenin çemberin üyesi ve öğrencileriyle eşit olduğu, özgür bir öğrenme sürecini tasarlanmanın ikinci aşaması da planda seçilen yöntemdir.  Bu bağlamda düşünüldüğünde ilk akla gelen yöntem,  yaratıcı dramadır. Adıgüzel; Eğitimde Yaratıcı Drama kitabında “yaratıcı drama, bir yöntem olarak kullanılırken sürece katılanların dikkatini kısa sürede toplanması, ilginin arttırılması, duygu ve düşüncelerin harekete geçirilmesi, özellikle toplumsal konuların öğretiminde karşıdaki kişiyi anlama ve anlatma becerilerinin üst düzeye çıkarılması, öğrenme sürecinin daha zevkli hale getirilmesi, imgesel düşünmenin geliştirilmesi gibi diğer amaçlara sahiptir. Bu amaçların gerçekleştirilmesi, drama çalışmalarındaki sürece dayalı yaşantılara da bağlıdır.” diyerek yaratıcı dramanın amaç ve yararlarını belirtmektedir. Bu açıdan bakıldığında bu yöntemin öğrencilerde istenen becerileri geliştirmede etkili olduğunu söylemek mümkündür. Bizim de amacımız öğrenme sürecinde aktif olarak yer alan, yaşantısından beslenen, deneyimleyen, düşünen, düşündüklerini özgür bir şekilde ifade eden, sorunları farklı bakış açılarıyla değerlendiren öğrencilerin olduğu bir sınıf ortamı yaratmak değil mi?

Yukardaki belirlemeler ışığında yaratıcı drama yöntemini kullandığım bir ders tasarımını anlatmaya çalışacağım.

Yaratıcı drama, yöntem ya da disiplin olarak kullanıldığında planın basamakları standarttır. Plan üç aşamadan oluşmakta: Isınma, canlandırma ve değerlendirme. Planı özgün hale getirecek değişken, onu uygulayan öğretmen ve öğrencilerdir.

 

BİRİNCİ AŞAMA (Isınma/ Öğrencileri işlenecek konudan haberdar etme):

Konumuz, Orta Çağ’da bilim insanlarına uygulanan baskıydı. Örnek bilim insanı olarak G.Galilei’yi ele aldık ve bu bilim insanına uygulanan baskıyı işledik. İki farklı ısınma etkinliği yaptık. Birinci etkinlikte müzik eşliğinde öğrenciler serbest bir şekilde sınıfta yürüdüler. Yürürken bir bilim insanını ve yaptığı çalışmayı/icadı belirlemelerini istedim. Müzik durduğunda herkes dondu ve dokunduğum öğrenci belirlediği bilim insanının adını ve yaptığı çalışmasını/icadını söyledi.

İkinci etkinlikte “cadde-sokak” oyunundan uyarladığım oyunu oynattım. Oyun özetle şöyle: Bir ebe seçiliyor. Çocuklar yan yana iki uzun koridor olacak şekilde kollarını açarak duruyorlar. Cadde dediğinizde koridor şeklinde duran öğrenciler kollarını parmak uçları birbirine değecek şekilde yana açıyorlar. Sokak dediğinizde öğrenciler oldukları yerde sağa dönerek yine parmak uçları birbirine değecek şekilde duruyorlar. Amaç ebenin bu labirentten çıkmasını engellemek. Ebenin amacı ise çocukların kollarına değmeden bu alandan çıkmaktır.

Bu iki etkinlikten sonra bir ara değerlendirme yaptık. “Bu etkinliği yapmamızın amacı ne olabilir?”, “Bu etkinliğin konuyla nasıl bir ilişkisi olabilir? gibi sorularla öğrencilerin konudan haberdar olmasını sağladım ve  ikinci aşamaya geçtik.

 

İKİNCİ AŞAMA (Canlandırma/ Kazanımın detaylı işlenmesi)

Bu aşamadaki etkinliklerde “ikili doğaçlama” ve “grup doğaçlaması” tekniklerini kullandım. Önceden hazırladığım “durum kartları” ve “görselleri” gruplara dağıtarak çalışmalarını istedim. Verilen görselleri ve durum kartlarını kullanarak arkadaşlarının argümanlarına karşı argüman oluşturmak, öğrenciler için zor fakat bir o kadar da keyifli oluyordu. Tıkandıkları durumlarda gruplara konuyla ilgili farklı görseller vererek fikirlerini daha sağlam bir şekilde savunmalarını sağlıyordum. Dolayısıyla ikili doğaçlamalarda öğrenciler arasında kıyasıya bir fikir mücadelesi oluyordu. Bu, istenilen bir durum muydu? Evet, tam da bu ortamı oluşturmaya çalışmıştım…

Örnek olması amacıyla ikili doğaçlamalarda kullandığımız durum kartlarından bir tanesine aşağıda yer verdim.

 

1. Durum Kartı

A kişisi: Üniversitede akademisyen olan G. Galilei’siniz. Eleştirel bir düşünce yapısına sahipsiniz. Yüzyıllar önce kullanılan bilgilerin değişebileceğini ve geçmiş bilgilere körü körüne bağlı kalmanın bilimi geliştirmeyeceğini düşünmektesiniz. Geliştirdiğiniz teleskopla, gökyüzünü inceleyerek uzun bir çalışmadan sonra “Dünya’nın evrenin merkezinde olduğu” görüşünün yanlış olduğunu ve “Güneş’in evrenin merkezinde olduğu” görüşünü savunmaktasınız. B kişisi: G. Galilei ile aynı üniversitede çalışan bir akademisyensiniz. Yüzyıllar önce yapılan bilimsel çalışmaların mükemmel olduğunu ve bu çalışmaları irdelemenin yanlış olduğunu düşünmektesiniz. Kilisenin de dediği gibi “Dünya evrenin merkezindedir.” görüşünü şiddetle savunmaktasınız çünkü kilisenin bu konuda asla yanılmayacağını düşünmektesiniz.

 

İkili doğaçlamalardan sonra sınıfı üç gruba ayırdım ve öğrencilere Roma meydanında üç farklı görüşe sahip grup/kesim olduklarını söyledim. Üç gruba farklı “durum kartları” verdim. Öğrencilerin role tam anlamıyla girebilmeleri ve argüman üretebilmeleri için durum kartlarında G.Galilei ve o dönemle ilgili ayrıntılı bilgiler yer almaktaydı. Aşağıda sadece durum kartlarında yer alan, öğrencilerin savunmaları gereken görüşleri belirtim.

 

Birinci grubun savunduğu görüş: G.Galilei’nin öldürülmemesi gerektiğini çünkü söylemlerinin doğru olduğunu düşünmektesiniz. (G.Galilei’nin üniversiteden akademisyen arkadaşları)

İkinci grubun savunduğu görüş: G.Galilei’nin öldürülmemesi gerektiğini ancak bilimsel çalışmalardan tamamen uzaklaştırılıp ev hapsi verilmesinin en büyük ceza olduğunu düşünmektesiniz. (Roma’da yaşayan eğitimli bir kesim)

Üçüncü grubun savunduğu görüş: G.Galilei’nin kiliseyi itibarsızlaştırdığını ve din adamlarının halkın üzerindeki etkisini azaltarak halkı dinden uzaklaştırdığını düşünmektesiniz. (Din adamları)

 

Öğrencilerin hazırlanması için gerekli süreyi verdikten sonra role girdim ve elimde pankart şeklinde hazırladığım G.Galilei’nin fotoğrafı ile grup çalışmasını başlattım. “Aziz Roma halkı, Galileo şu an engizisyon mahkemesinde yargılanıyor. Siz, aziz Roma halkının bu konudaki düşüncesi nedir?” vb. sorularla grup çalışmasını başlattım.

Gruplar arasında yapılan yoğun tartışmaya şahit olunca hazırladığım planın dışına çıkıp görüş geliştirme tekniğini kullandım. “Arkadaşlar görüşlerinizi öyle argümanlarla savunun ki karşı gruplardan kendi grubunuza öğrenci almaya çalışın. Sizin grubunuza gelen öğrenci “bu gruba geçtim çünkü…” açıklamasını yaparak sizin gruba geçebilir. Tartışmanın sonunda hangi grubun üyesi fazla olursa o grup bizi ikna eden grup olarak belirlenecek.” şeklinde yönerge verdim.

Buradaki amacım öğrencilerin “ilahî çatışma” noktasına ulaşmalarını sağlamaktı. Sanırım başarmıştım çünkü öğrenciler inanılmaz bir şekilde kendilerini sürece kaptırdılar. Karşı grubu ikna etmeye çalışırken yer yer sinirlenen, kızan, grup arkadaşları ile kafa kafaya verip argüman üretmeye çalışan, kendi kendine söylenen çocukları görmek inanılmaz bir mutluluktu benim için. Evet, dedim role girdiler ve istediğim “ilahî çatışmayı” sağladım.

“Evet, planda yaptığım değişiklikle öğrencilerimin sesini duymuştum.”

 

ÜÇÜNCÜ AŞAMA (DEĞERLENDİRME/ Sürecin ve sonucun değerlendirilmesi)

Artık uygulamanın son aşamasındayız. Süreci değerlendirdiğimiz bu aşamada öğrencilerle çember olacak şekilde oturduk. Öğrencilerden G.Galilei’nin yaptığı çalışmalarla ve karşılaştığı zorluklarla ilgili birer cümle yazmalarını istedim. Yazılan cümleler çemberin ortasına karışık bir şekilde konuldu. Sınıfı dört gruba ayırdım ve yazılan cümleleri eşit bir şekilde gruplara dağıttım.  Gruplardan ellerindeki cümleleri kullanarak anlamlı birer paragraf oluşturmalarını istedim. Grupça yazdıkları paragrafları okutup bunlar hakkında kısa bir tartışma yaparak dersi sonlandırdım.

Peki, dersin sonunda Orta Çağ’da bilim insanlarına uygulanan baskı konusu anlaşılmış mıydı? Yanıt, evet.

Peki, benim amacım sadece bu muydu? Yanıt, hayır.

O vakit gerçekleştirmek istediğim amaç/lar neydi?

Öğrencilerin süreçte aktif olmalarıydı ama nasıl bir aktif olma durumundan söz ediyorum? Hareket eden, düşünen, yazan, çizen, mutlu olan, kendini özgür bir şekilde ifade eden, fikirlerin dinlendiğini ve önemsendiğini bilen öğrenci süreçte aktif olur. Bu saydığım maddelerden en önemlisi süreçte öğrencinin özgür olmasıdır. Bu görüşümü destekler nitelikte, J. Ranciére “Cahil Hoca” kitabında özgür zihinlerin öğrenme becerisine sahip olduğunu belirtmektedir. Benim öğrencilerim süreçte özgür bir ortamda kendilerini özgür bir şekilde ifade etme fırsatı bulmuşlardı. Zihinleri özgürdü ve öğrenmelerinin önünde bir engel yoktu. Ben ve öğrencilerim için keyifli bir süreç olmuştu. “Aa! Ders biti mi?” cümlelerini duyduğum keyifli bir ders olmuştu.

Amaçlarıma ulaşıp ulaşmadığımın takdirini siz değerli okuyuculara bırakıyorum.

Sağlıkla kalın.

Sabire TOPAL

 

Yararlanılan Kaynaklar:

J., Ranciere, Cahil Hoca (Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders), Metis, Haziran 2019.

Aybat, Doğan, S. Öğretmen 2.0 Tasarımcı, Abaküs, Temmuz 2017.

Ö. Adıgüzel, Eğitimde Yaratıcı Drama, Pegem Akademi, 2013 Ankara.

 

Görsellerin Alındığı Siteler

https://www.tarihiolaylar.com/biyografiler/galileo-galilei-cv-137

https://www.gridanismanlik.com/yaratici-drama-kullanilan-ornek-oyunlar/

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 19 Average: 4.3]

Similar Posts

  1. Merhaba değerli hocam, makalenizi baştan sona sanki o derste bir grupta o düşünceleri savunan öğrencilerden biriymişim gibi okudum Bir matematik öğretmeni olarak ben de dersime aktarabilirim diye düşündüm. Pisagor bağıntısını anlatırken Galileo’ yu Pisagor’ a uyarlamak.. Neden olmasın ?

    1. Hakan Öğretmenim çok teşekkür ederim. Planın uygulanmasını yazmak benim için zor oldu. Anlaşılır olmasına sevindim. Yararlı bir yazı olması mutluluk verici.

  2. Merhaba;bende bir matematik öğretmeni olarak aktif öğrenmeyi bu kadar merkeze almış ayrıca bir çok teknikle düşüncelerini varoluşçu bir yaklaşımla benimsetmiş sorgulamaya açık analitik düşünme becerilerinin geliştiği öğrenciler olduğunu düşünüyorum.tebrik ederim güzel bir yazı olmuş.

    1. Altay Öğretmenim çok teşekkür ederim. Ders uygulamasını aktarabilmiş olmama sevindim.

  3. Egitim sisteminin gittikce cagin ihtiyaclarinin gerisinde kaldigindan, ogrencilerin ilgi ve motivasyonlarini kaybettiginden soz ettigimiz kosullarda yaratici dramanin nasil alternatif bir yontem olarak kullanilabilecegine dair harika bir ornek. Elinize saglik Sabire Topal

    1. Çok teşekkür ederim. Eğitim sisteminin çıkmazlarında sıkışıp kalmamak adına yaptığım ders uygulamasının tarafınızdan böyle bir şekilde değerlendirmesi doğru yolda olduğumu bir kez daha bana gösterdi. Anlaşılabilmek mutluluk verici.

  4. Merhaba hocam. Bir biyoloji öğretmeni olarak makalenizde uyguladığıniz aktif öğrenmeyi kesinlikle dersimde uygulayacağım tebrik ederim

    1. Nuray Öğretmenin çok teşekkür ederim. Uyguladığım planı dersinize aktaracağınızı söylemeniz benim onure etti.

  5. Sizin gibi değerli hocalarımız sayesinde eğitim sistemimizde yeni çağlar açılacak ve daha ileriye gidebilecek. Emeğinize sağlık

  6. Merhaba Sabire Hocam. Bir drama eğitmeni olarak yazınız beni çok heyecanlandırdı. Özellikle “görüş geliştirme tekniğiyle” dramatik gerilimi arttırmış ve öğrencilerden üst düzeyde geri dönüş almışsınız. Tebrik ederim.

    1. Hüseyin Öğretmenin çok teşekkür ederim. Drama liderinden ders uygulamama dair böyle bir dönüt almak mutluluk verici.

  7. Öğrencilerinizin ne kadar heyecanla derse katıldıklarını gözümde canlandırabiliyorum.Kalıcı öğrenme açısından çok önemli bir metod sergilenmiş.Böyle örneklerin çoğalması dileğiyle…Tebrik ediyorum.

    1. Nurgül Hanım çok teşekkür ederim. Böyle güzel yorumları okudukça uygulamayı aktarabildiğimi görüyorum. Bu da yüzümde güzel bir tebessüm olmasını sağlıyor.

  8. Yaratıcı dramanın doğru kullanımı ile öğrencilerin motivasyon ve ilgisini arttırıp öğrenmelerine destek olacağına, öğrenmelerini bir zorunlulukmuş gibi hissetmeden hevesle öğrenmeye açılacaklarına dair çok güzel bir örnek olmuş. Ellerinize sağlık Sabire Hanım

  9. Çok teşekkür ederim. Ders uygulamasını tam anlamıyla aktarabilmiş olmama sevindim.

  10. Merhaba Sabire hocam ,insan varolduğundan beri eğitme ve eğitilme ihtiyacı duymuştur.Bunun pratikle ,yaratıcı düşünceyle motivasyonu arttırması; öğrenmeyi olumlu yönde etkileme üzerine makalenizin çok yararlı olacağını düşünüyorum.Elinize ve emeğinize sağlık. Tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim.

  11. Öğrencilerin biz bu bilgileri merak edince internetten de öğrenebiliyoruz dediği eğitim ortamında işin içine girerek sürece dahil olmaları merak duygusunu uyandırıyor ve eğitim kalitesini arttırıyor. Sosyal bilgiler gibi öğrencilerin daha çok dinleme moduna kaldığı derslerde drama adeta dersi baştan yazmak oluyor. Tebrik ederim öğretmenim çok başarılı bir ders uygulaması olmuş.

  12. Elif Hanım çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana ki böyle güzel dönütler alıyorum.

  13. Bir sınıf öğretmeni olarak dramanın da içinde yeralan oyunlardan sıkça faydalanıyorum ve canlandırmalardan da ne kadar keyif aldıklarını gözlerinden okuyorum. Drama sözcüğünü duyunca bile çok heyecanlanıyorlar. Bu da gerçekten ne kadar etkili bir yöntem olduğunun kanıtıdır. Bu etkililiğin altını siz de çok güzel çizmişsiniz. Emeğinize sağlık hocam

    1. Sevil Öğretmenin çok teşekkür ederim. Yaratıcı drama disiplininde yer alan oyunları dersinizde kullanmaz ve öğrencilerinizin heyecanı doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

  14. Sabire Ögretmenim,
    Elinize sağlık. Yaratıcı drama pratiklerini hep okurduk ama bir uygulama örneğinin ilk defa bu kadar açık ve aydınlatıcı yazıldığını gördüm. Bunun için ayrıca teşekkür ederim. Aynı yöntem Almanca öğretiminde de uygulanabilir mi merak etmeye başladım.
    Öğrencilerimizin yolu açık olsun

  15. Gülcan Öğretmenin çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana ki uygulamayı anlaşılır aktarabilmişim. Merak yeni yöntemleri kullanmamızın için sanırım en önemli anahtar. Merak uyandırabildiysem ne mutlu bana.

  16. Merhaba öğretmenim,
    Sosyal Bilgiler Öğretmeni ve Drama eğitimi almış biri olarak makalemizi ve uygulama yönteminizi çok beğendim. Derslerim de mutlaka kullanacağım. Böyle öğretici makalelerde tekrar buluşmak dileğiyle.
    Sevgiler

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe