GELECEĞİN ÖĞRETMENİ

GELECEĞİN ÖĞRETMENİ

Eğitim hızla değişiyor. Uzun süredir değişim isteyen, bunun şart olduğunu düşünen çok sayıda öğretmen, yönetici ve veli tanıyorum. Hepimiz bir şeylerin ters gittiğini, alışık olduğumuz öğrenme ortam ve yöntemlerinin beklenen sonuçları vermediğini ve öğrencilerimizin dünyasından dramatik biçimde uzaklaştığımızı biliyorduk. Bilmediğimiz, eğitimde yaşanacak olası bir değişimin yönüydü. Nereye doğru evrilecektik? Hâlihazırda kullandığımız araç ve yöntemlerin topyekûn değişmesi mi gerekiyordu yoksa adım adım mı ilerlemeliydik?

Beklenen oldu ama beklemediğimiz bir etkenin zorlamasıyla gerçekleşti, gerçekleşiyor. Eğitimde olası bir değişimi, “öğrenenler ve öğretmenler” gerçekleştirecek zannederken bir virüsün zorlamasına maruz kaldık. Yaşamakta olduğumuz bu sürecin eğitim üzerindeki etkileri olumlu mu olacak olumsuz mu? Bunu uzun vadede daha iyi anlayacağız. Şimdilik bildiğimiz somut gerçek şu; eğitimde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Pandeminin itici gücüyle yaygınlaşan ve artık sektörün kalıcı unsurlarından biri haline gelen dijitalleşmenin, karşı koyulamayan bir yayılma hızı var. Bunu deneyimle gördük. Pandemi sonrası dönemde de dijitalleşmenin kalıcı olacağından neredeyse eminiz. Yalnızca araçlar ve yöntemler değil, öğrenme sürecine bakış açımızın da köklü biçimde değişmesine hazır olmalıyız.

Herkese uyan öğrenme tasarımlarının zamanı dolmak üzere. Klasik ölçme değerlendirmelerin zamanı dolmak üzere. Zaman ve mekân sınırlaması olan öğrenme süreçlerinin zamanı dolmak üzere.

Peki, öğretmenlerin planı ne?

“Benim yolum yöntemim belli, en iyi öğrenme geleneksel olandır.” mı diyeceksiniz?

“Dur bakalım hele bir değişsin, ne olacağını görelim ona göre bakarız.” mı diyeceksiniz?

“Değişime zaman kaybetmeden uyum sağlamam lazım.” mı diyeceksiniz?

Neleri değiştirecek, nelerden vazgeçmeyeceksiniz?

Geleceğin öğretmeni ile ilgili biraz araştırma yaptığımızda karşımıza öğretmen robotlardan öğrenme uygulamalarına kadar, eğitim konusunda iddialı ve yerimizi doldurmaya aday ütopik (ya da distopik) yeniliklerle karşılaşıyoruz. Bunlar bizim yerimizi alabilir mi bilemiyoruz, konu çok tartışmalı ancak gerçek olan şu;

Büyük bir dönüşüm yaşıyoruz ve olduğumuz gibi kalarak yolumuza devam edemeyiz.  

Peki, geleceğin öğretmeni nasıl olmalı? Hangi özellikler işimizi yapmamız için çok önemli olacak?

Aslında bunlar da tartışmalı, farklı kaynaklar farklı özellikler öne çıkarıyor. Sizler için bazılarını seçtim. Hangilerinin gerçekten önemli olduğuna ya da kendinizde hangilerini geliştirmeniz gerektiğine elbette siz karar vereceksiniz.

1. eÖğretmen Olmak:

Eğitimin geleceği, teknoloji içerecek ama bu içerme öyle kenarından köşesinden ara sıra teknoloji kullanmakla sınırlı kalmayacak. Kabul etmek ve hazırlıklı olmak zorundayız; teknoloji sınıfımızı ele geçirecek. Bunu görmezden gelmeye çalışmanın ya da tersine inanmanın bir faydası yok. Teknolojiyle ilgili ne kadar çok şey bilirsek öğrenciler için o kadar güvenli olur. Aksi halde geride kalacağız. Günümüzde öğrenciler sosyal medya ve teknoloji söz konusu olduğunda her zaman bir adım öndeler. Ve bir şeyler ters giderse yardım isteyecekleri kişiler olmak zorundayız.

Önerdiğimiz, önünüze çıkan her yeni teknolojiyi sınıfınıza taşıma telaşında olmak değil. Yeninin farkında olmak, gerektiğinde, öğrencilerinizin gelişimine katkı sağlayacak olanları öğrenme sürecine dâhil edebilmek. Teknolojiyi merak etmek, mesafeli durmamak…

Değişimin getirdiği önemli yeniliklerden biri de hiç kuşkusuz kâğıtların yerini dijital belgelerin alıyor olması. Öğrencilerinize ait verileri, gelişim çizelgelerini, raporları, ödev ve projeleri yani kâğıt üstünde kayıtlı ne varsa tümünü artık kâğıtsız da üretebilir, saklayabilirsiniz. Bunun için kullanımı oldukça pratik pek çok uygulama ve öğrenme yönetim sistemi var.

2. Öğrenen Öğretmen Olmak:

Geleceğin öğretmenleri söz konusu olduğunda, yaşam boyu öğrenme, bir diğer deyişle “sürekli öğrenci kalmak” oldukça önemli bir özellik. Bildiğini aktarmakla yetinen öğretmenler için ufukta büyük zorluklar görünüyor çünkü bilgiler, yöntemler, araçlar hızla değişiyor. En güçlü öğretmenler, sürekli öğrenci olabilenlerdir…  

Meraklı olmak, teknolojiyi anlamaya ve deneyimlemeye çalışmak, öz değerlendirme yapabilmek, öğrendiklerini ilham veren bir üslupla öğrencileriyle paylaşmak, geleceği bizler için kolaylaştıracak.

3. Gelişim Odaklı Öğretmen Olmak:

Geleceğin öğretmeni artık ölçütlere ve notlara değer vermeyecek. Not sistemi yerini süreç değerlendirme ve gelişimi izlemeye bırakacak. Sıralama sınavları geleceğin eğitiminde anlamsız kalacak. Bunun gerçekleşmesi uzun zaman alacak gibi görünüyor olabilir ama unutmayalım uzaktan eğitim deneyimi de bizlere uzak görünüyordu, bir anda oluverdi.

Asıl değerlendirilmesi gereken öğrenenlerin gelişim süreçleridir; nereden başladıkları ya da sonda nereye ulaştıkları değil, yolu nasıl yürüdükleri, ilerlemeleri ve yolda öğrendikleridir. Öğrencilere yapılan “Çalıştın mı?”, “Dikkatli olursan daha başarılı olabilirsin” gibi söylemler yerini, gerçek ve anlamlı geri bildirimlere bırakmak zorunda.

Anlamlı geri bildirim alabilen ve öğrencilerine de anlamlı geri bildirim verebilen öğretmenlerin eli, her zaman diğerlerinden güçlü olacaktır.

4. İşbirliği Yapan Öğretmen Olmak:

Geleceğin öğretmenlerinin olmazsa olmazı, işbirliği. Kavramdan kasıt; velilerle, okul yönetimiyle bilgi alış verişi değil. Elbette bunları da içeren ancak çok daha fazlasını gerektiren bir bağlantıdan söz ediyoruz.

Öğretmenleri öğrencilerine ve diğer öğretmenlere hatta okul ekosistemi dışından uzmanlara bağlayan yeni bir dünyamız var artık.

Öğrencilerimizle buluşturmak istediğimiz bir sanatçıyı, uzmanı, siyasetçiyi sadece Zoom bağlantısıyla dersimize dâhil edebiliriz. Onlarla tartışmalar düzenleyip atölyeler gerçekleştirebiliriz.

Okulumuzdan ya da dünyanın her yerinden eğitim uzmanları, akademisyenler ve öğretmenlerle birlikte çalışabilir, üretebilir, deneyimlerimizi paylaşıp destek isteyebiliriz.

Kimilerine heyecan verici gelen bu değişim, kimileri için büyük bir zorluk. Bildiklerimizin sağladığı güvenli bölgede değiliz artık, olamıyoruz. Bu yüzden geleceği anlamaya çalışmak zorundayız. Bu ürkütücü olabilir ama tüm tartışmaların dışında değişmez bir gerçek var ki hala ona güvenebiliriz:

Tutkulu bir öğretmenin yerini hiç bir şey tutamaz.

Ebru PINAR

Paylaş

Bir Yorum Yazın

Bize Sorun
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Size yardımcı olabilir miyiz?
0
SEPETİNİZ
  • Sepetinizde ürün yok.