İKİ KADIN: 85. DOĞUM GÜNÜ İÇİN IOANNA KUÇURADİ VE NURAN DİREK

İKİ KADIN: 85. DOĞUM GÜNÜ İÇİN IOANNA KUÇURADİ VE NURAN DİREK

Filozof Kuçuradi’nin, “Okullarda felsefe öğretsek yirmi yıl sonra farklı bir Türkiye olur.” sözü, felsefi dayanışma örneğinin mottosu olmuştur.

“Kadınlar inisiyatif almalı ve dayanışmanın gücünü göstermeli! Kadınları ayıran engellerin ortadan kaldırılabileceğini gösteremezsek, bu dayanışma mümkün olsa da toplumu bir bütün olarak değiştirmeyi ve dönüştürmeyi umamayız.” (1) 

“Kadınların dayanışması ne anlama gelmektedir?” sorusu üzerinde, kadın hakları savunucusu Bel Hooks ısrarla durmaktadır. Hooks’a göre her kadın; cinsiyetçi, ırkçı, heteroseksist ve sınıfsal baskıya karşı muhalefette bulunabilir. Bu yüzden kadınlar, bireyler olarak doğrudan etkilemeyebilecek baskılarla bile mücadele etme sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenmelidir. Kadın hareketi, diğer bütün toplumsal hareketler gibi, katılımın tek nedeni bireysel kaygılar ve öncelikler olduğunda acı çeker; ancak biraradalığa olan ilgi gösterildiğinde dayanışma güçlendirilebilir. Hooks, özellikle entelektüel kadınların, kurtuluş mücadelesine birçok bireyden daha hazır olduğunu vurgular çünkü onlar, toplumsal sistem ve kurumların, insanlardan aslında ‘daha fazla’ olduğunun farkındadır. Bu nedenle mücadelenin yönünü değiştirerek bir arada olmaya ve dayanışmaya başvururlar. Genel olarak, toplumsal hareketler yeniden ivme kazanmak istiyorsa ve dünyada değişim yaratmak istiyorsa, ‘baskılara’ karşı konuşacak bir dayanışma nosyonu bulmaları gerekmektedir. Bu yazıda, iki kadının felsefe alanındaki dayanışması üzerinde durulacaktır. Filozof Ioanna Kuçuradi’nin desteği ile Nuran Direk, Türkiye’de çocuklar ve gençlere yönelik felsefe çalışmalarının öncüsü olmuştur. Kuçuradi’nin, “Okullarda felsefe öğretsek yirmi yıl sonra farklı bir Türkiye olur.” sözü, bu felsefi dayanışma örneğinin mottosu olmuştur.İki entelektüel kadın: Ioanna Kuçuradi ve Nuran Direk’in çocuklar için felsefe ve felsefe olimpiyatları konusundaki dayanışması, bu alanlarda bir “dip dalgası” yaratarak felsefe öğretmenlerini hareketlendirmiştir. Felsefe kulüpleri çalışmalarıyla, 90’lardan itibaren, etkinlikler düzenlenmiş, Dünya Felsefe Olimpiyatı organize edilmiş, felsefe dernekleri kurulmuş, felsefe kitap ve dergi yayıncılığı gelişmiş ve bilgelik sevgisi peşinden giden bir kitle yetişmiştir.

Bell Hooks

Nuran Direk, felsefi dayanışmanın başlangıcını, “…emekliliğimi isteyip İstanbul Saint Benoit Lisesi’ne geçtim. On bir sene kadar da Saint Benoit’da çalıştım. Felsefe Kurumu’nun her sene İstanbul Seminerleri olurdu, İstanbul’a gelir gelmez onları takip etmeye başlamıştım. Bir gün Ioanna Hoca’ya (Kuçuradi) dedim ki “Ben Felsefe Kurumu’na üye olmak istiyorum.” O zaman hiçbir yazılı eserim yok, akademisyen de değilim. “Seni ex officio üye yapalım,” dedi ve Türkiye Felsefe Kurumu’yla ilişkim böyle başladı. İlk olarak 1992’de birlikte Balkan Ülkeleri Felsefe Konferansı’na gittim. Bir otobüs dolusu felsefeci Atina’ya gittik. Bu bir dönüm noktası oldu benim hayatımda.” sözleriyle açıklar.(2)  Bu konferansta, çocuklar için felsefe konusunda dinlediği bildiri onu heyecanlandırır. Kuçuradi’nin, “Yap öyleyse.” cesaretlendirmesiyle ve eşinin desteğiyle, Varna’daki on günlük P4C seminerine gider. Aslında Varna çalıştayı her şeyin başlangıcı olacaktır. Direk’in anlatımıyla, “Aynı zamanda, Uluslararası Felsefe Olimpiyatları’nın doğum süreci de burada kurulan ilişkilerle başladı. Sofya Üniversitesi üyesi Ivan Kolev arkadaşımız, Romanya’dan çalıştaya katılan Florina Otet ile beni 1993 yılında Bulgaristan’da yapılacak olan Felsefe Olimpiyatı’na davet etti. Bu olay, International Philosophy Olympiad’ın (IPO) başlangıcı olmuştur. Böylece dünya felsefe olimpiyatlarının beş kurucu üyesinden biri oldum. 1996’da İstanbul’da ve 2007’da Antalya’da olmak üzere Türkiye de iki kez IPO’ya ev sahipliği yaptı.”, böylece, felsefe olimpiyatı da eş zamanlı olarak başlamıştır. (3) Bir yandan da belki de ülkemizdeki ilk P4C yayını sayılabilecek, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları’ndan, çocuklar için felsefenin öncü ismi olan M. Lipman’ın, Pixie öyküsünü Zeyno olarak uyarlar. Çocuk Esirgeme Kurumu’nda çocuklar için felsefe atölyeleri yapar. Eğitici eğitimi planlar ve uygular. Bu eğitmenler, iki yıl boyunca, ülke çapında birçok yuvada çocuklar için felsefe atölyeleri yürütürler. “Bu Çocuklar Yaşamı Sorguluyor” haberiyle çalışmaları haber olmaya başlamıştır. Direk artık, Türkiye’deki çocuklar için felsefe çalışmalarının öncüsüdür. (4) 

Proje ve fon destekli çalışmaları sürdürebilir değildir. Bu nedenle, Nuran Direk, kitap yazarak ve P4C yönteminin nasıl kullanılacağını bir öykü üzerinden ilgilenenlere ulaştırmak ister. Ioanna Hoca’nın insan hakları dersi için örnek vermiş olduğu Küçük Prens kitabı, onun hareket noktası olur. “Lipman gibi öykü yazacak kabiliyetim yok” der ve hazır bir öykü üzerinden, Küçük Prens kitabı üzerinden çalışmalar yapmaya karar verir. Direk, “Küçük Prens bir hazineydi bu iş için. Böylelikle kitap çalışmalarına başlamış oldum. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) düzenlediği öğrenci odaklı eleştirel düşünme, öğrenme ve öğretme teknik ve yöntemlerini eğitim seminerlerinden öğrendiklerimi kendi alanımda kullanmaya başladım. Böylece çalışma alanım ilkokullara kadar uzandı.” sözleriyle açıklar. (5)

Philo-Sophia dayanışmasıyla bir araya gelen iki kadın, yıllar içinde, milyonlarca çocuk, genç ve yetişkini bir araya getirmiş ve Hooks anlamındaki dayanışmayla toplumsal hareketlere dönüşmüştür. Herkes, hep birlikte, bir arada özgürleşme yoluna girmiştir. Kuçuradi’den ‘aldığı eli’, ellere dönüştürerek çoğaltan Direk, çalışmalarına devam etmektedir:

Benim türküm söylensin de kim söylerse söylesin isterim ben. Hiçbir şeyimi kimseden sakınmam, her şeyimi paylaşırım. Ama tabi ki bunun layıkıyla yapılmaması beni üzüyor. Ticari meta haline gelmesinden korkuyorum. Ben bunu hiç yapmadım. İnsanların emek verdiği şeyler için para kazanması elbette hakkıdır. Ancak bu iş sanıldığı kadar kolay değil, pek çok nitelik gerektiriyor. Yalnızca felsefe bilgisi yetmez, çocuk dünyasına uyum gösterecek bir ruh hali, eleştirel düşünmeye dayalı eğitim tekniklerini bilmek gerekir. (6)

 

Umut KARAGÖZ

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

 (1) Hooks, Bell. “Sisterhood: Political Solidarity between Women.” Feminist Social Thought: A Reader. Diana Tietjens Meyers, ed. New York: Routledge, 484-500, 1997.

(2)https://medium.com/@ltsegitim/%C3%A7ocuklar-i%CC%87%C3%A7i%CC%87n-felsefe-hakkiyla-yapilsin-i%CC%87steri%CC%87m-ad033082f2e1

(3) age

(4) Figen Atalay, “Bu Çocuklar Yaşamı Sorguluyor”, 7 Aralık 1994, Cumhuriyet.

(5)https://medium.com/@ltsegitim/%C3%A7ocuklar-i%CC%87%C3%A7i%CC%87n-felsefe-hakkiyla-yapilsin-i%CC%87steri%CC%87m-ad033082f2e1

(6)https://www.felsefegundem.com/2021/06/03/manset/cocuklar-icin-felsefeyi-turkiyeye-getiren-isimnuran-direk/

 

GÖRSELLERİN ALINDIĞI SİTELER:

 1- https://nurandirek.files.wordpress.com/2013/03/2008-1.jpg

2- https://www.berea.edu/news/bell-hooks-honored-in-new-york-times-column/

Paylaş

Bir Yorum Yazın

Bize Sorun
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Size yardımcı olabilir miyiz?
0
SEPETİNİZ
  • No products in the cart.