İSTEKSİZ ÖĞRENCİLERE KAMERAYI NASIL AÇTIRABİLİRİZ?

İSTEKSİZ ÖĞRENCİLERE KAMERAYI NASIL AÇTIRABİLİRİZ?

Uzaktan eğitimde öğrencilerimizin yüzlerini görebilmenin muazzam bir değeri olduğunu, bugünlerde çok daha iyi anlıyoruz. Pek çok okul, çevrimiçi derslerde, öğrencilerden kameralarını açmalarını istese de, eğitimcinin çok iyi bildiği gerçek şu ki, bazı çocuklar bunu çeşitli nedenlerle yapmıyor veya öğretmen otoritesine itaat ederek yapıyor.

Kolay olmasa da öğretmenlerin, sanal öğretim sırasında olumlu ilişkiler kurmak ve her derste öğrencileri meşgul etmelerini sağlamak için kullanabilecekleri birkaç strateji vardır. Çocuklarla etkileşim sağlamak için bu yardımcı stratejilere geçmeden önce, birçok çocuğun web kameralarını kapalı tutmasının nedenlerini inceleyelim.

  • Çocuklar genellikle ekranda kendi görüntülerini görmekten hoşlanmazlar.
  • Öğrenciler yaşam koşullarından veya aile hayatlarını göstermekten utanabilirler.
  • Pek çok öğrenci, doğası gereği utangaç, endişeli veya sosyal becerilerle mücadele ediyor olabilir.
  • Öğrenciler akademik becerilerinin yetersizliğinden endişe edebilir ve kameraları kapalıysa kendilerine söz verilmeyeceğini düşünebilirler.
  • Çocukların teknolojik sorunları olabilir; web kameraları çalışmıyor olabilir.
  • Öğrencinin internet hizmeti yetersiz olabilir.

Neden ne olursa olsun deneme ve ısrarla, işe yarayan stratejilere ulaşabilirsiniz. Kameralarını açmak için seçeneklere, cesaretlendirmeye veya güvene ihtiyaç duysalar da sınıfınız, dersleriniz ve öğrencileriniz için doğru olan bir çözüm muhtemelen vardır.

Birkaç öneriye kulak verelim.

Öğrencilere anket yapın.

Bireysel olarak veya bir Google form ile öğrenciler, onları kamerayı açmaktan neyin caydırdığını ve neyin onları rahat ettireceğini sorun. Kamera kullanımının önündeki engelleri belirledikten sonra, bu engelleri azaltmak veya kaldırmak için öğrencilerle işbirliği yapabilirsiniz.

İlişki kurun.

Hem öğretmen ve öğrenci hem de öğrencilerin kendi arasındaki güvene odaklanın. Güvende olduklarını ve toplum tarafından gözetildiğini bilen öğrenciler, kameralarını açarken daha rahat olacaklardır.

Buz kırıcıları kullanın.

Kamera kullanımını teşvik eden grup etkinliklerini deneyin. Örneğin, öğrencilerden “evlerinde güvenle kamera karşısına getirebilecekleri en büyük sarı şeyi bulmalarını” isteyin. Etkinliği, ulaşılabilecek mesafedeki en büyük nesneyi istemek şeklinde çeşitlendirebilirsiniz.

Sınıf seviyenizin dikkat süresini düşünün.

Her eğitimci, çocukların yaşları arttıkça, yılda yalnızca iki ila beş dakika daha fazla odaklanabildiklerini bilir. Örneğin, bir anaokulu öğrencisi herhangi bir yere, yalnızca on ila yirmi beş dakika arasında dikkatini verebilir! Tabii ki, bu normal sınıf koşullarında. Dikkatlerini çalmayı bekleyen çok sayıda etkenle dolu evlerdeki çocuklar için, bu sürenin daha da düşük olabileceğini tahmin edersiniz.

Durum böyleyse, her çevrimiçi ders, yaşça daha küçük öğrencilerin gerçekçi süreler boyunca etkileşimde bulunmasına olanak tanıyan, sindirilebilir bölümler halinde tasarlanmalıdır. Derslerinizi ısınma, hızlı tartışma panosu gönderileri, günlük tutma veya anketler gibi çeşitli teknikler kullanarak daha küçük parçalar halinde yapılandırmayı deneyin. Bu etkinlikleri öğretmen liderliğindeki dersler ve okuma etkinliklerinin yerine kullanmaya çalışın.

Tüm çocukların yanıt vermesi için bir soru sormak yerine, uzaktan eğitim platformunuzun olanaklarını kullanarak bir tartışma sorusuna yanıt göndermelerini sağlayın. Böylece, aktif katılıma meraklı öğrencileriniz seslerini duyururken diğerlerinin katılımını da kontrol etme şansınız olur.

Oyun oynayın.

Taş, kâğıt, makas oyunu, tıpkı Pictionary ve sessiz sinema gibi uzaktan sınıflarda işe yarar. Farklı yaşlar için uygun oyun seçeneklerini, 25 games to play on Zoom da keşfedebilirsiniz.

Görsel oylama yapın.

Öğrencilerin bir konuyu, başparmaklarıyla oylamalarını sağlayın ya da isteksiz öğrencilerin ilgisini çekebilen ve bir grup içinde fikir birliği oluşturabilen basit bir sinyal verme sistemi olan Fist-to-Five* ile sınıfta değerlendirme yapın.

*Fist to Five (Beşe Kadar Yumruk); öğrencilerin bir kavramı veya işlemi anlayıp anlamadıklarını göstermek üzere yumruklarını veya parmaklarını göstermeleridir. Kapalı bir yumruk (anlamadım), bir parmak (çok az anladım) şeklinde dereceleri gösterir ve beş parmak (tamamen anlıyorum ve yapabilirim) anlamına gelir. Örneğin, bir deney için yönerge verdikten sonra öğretmenler, deneye devam etmeden önce öğrencilerin yönergeleri anlayıp anlamadıklarını hızlı bir şekilde kontrol etmek için tekniği rahatlıkla kullanabilirler.

Arkadaşları arasında favori öğrencileri, kameralarını kullanmaya teşvik edin.

En iyi rol modeller muhtemelen sınıfınızda zaten var. Öğrencilerden en çok birlikte olmak istedikleri veya bir grup projesinde en çok birlikte çalışmak istedikleri üç sınıf arkadaşını belirtmelerini istemek için bir Google formu kullanmayı düşünün. En çok istekte bulunulan öğrenciler, muhtemelen en fazla sosyal sermayeye sahip öğrencilerdir ve kamera önünde yapılan etkinlikler için olumlu rol modelleri olabilirler.

Empatik olun.

Bir toplantıda kamera önünde olmak istemediğiniz zamanları öğrencilerinizle paylaşın. Havanızda olmasanız bile, kamerayı açmaya kendinizi nasıl hazırladığınız hakkında konuşun. Kameradayken hazırlıklı görünme veya bir görev yapma konusunda endişeliyseniz, bunun hakkında konuşun.

Paylaşmak, sizi öğrencilerinize yakınlaştırır.

Ebru PINAR

YARARLANILAN KAYNAKLAR

https://www.edutopia.org/article/strategies-encourage-students-turn-their-cameras

https://www.kidsacademy.mobi/storytime/ways-keep-kids-engaged-through-screen/

https://www.edweek.org/teaching-learning/most-educators-require-kids-to-turn-cameras-on-in-virtual-class-despite-equity-concerns/2020/10

Paylaş

Bir Yorum Yazın

Bize Sorun
1
Yardıma mı ihtiyacınız var?
Merhaba.
Size yardımcı olabilir miyiz?
0
SEPETİNİZ
  • No products in the cart.