03/03/2021
ELEŞTİREL BAKIŞ

MERHABA, BEN ZOOMER…

Her sabah uyanır uyanmaz, henüz yüzümü bile yıkamadan ekran karşısına oturuyorum.

Zoom’a bağlanmak hayatımın bir parçası oldu.

Dersler sıkıcı, ekranın da hiç eğlencesi kalmadı.

Her gün kafam karışıyor…

En çok yabancı dil dersinde zorlanıyorum.

Her öğretmende bir acele, bir koşuşturma.

Aklıma takılanları sormayı denemiştim ama bazı öğretmenlerin benim sorularıma yanıt verecek zamanları yok. Sonra pes ettim, sormayı ve konuşmayı bıraktım. Bu sefer de derse katılmıyorum diye ailemi aramaya başladılar. Bilmem ki nasıl davransam?

Çoğu derste mikrofonlarımızı kapatmamız zorunlu, istesem de konuşamam, bu yüzden sık sık kendimle konuşmaya başladım. Ha, bazen bana söz hakkı verildiğinde mikrofonu açmak 2-3 saniye sürdüğünden öğretmen, söz hakkını hemen başkasına veriyor. Neden bu kadar aceleciler anlamıyorum. Bazı öğretmenlerim bana rap şarkıcılarını hatırlatıyor. O kadar hızlı konuşuyorlar ki kafamda arkaya bir müzik ekleyip rap şarkıcısı olduklarını hayal ediyorum, yine dikkatim dağılıyor.

Ekranda kendimi kutucukların içinde görmeye çok alıştım. Bazı arkadaşlarım, arka planlarını her gün değiştiriyor, onlara bakmak eğlenceli ama ben, kameramı kapatmayı tercih ediyorum. Dikkatimi bütün gün o ekrana vermek çok zor. Hele ki internet o gün yavaşsa dersin yarısını duyuyorum, yarısını duymuyorum.

Neyse ki okul sonrası arkadaşlarımla bilgisayar oyunu oynayabiliyorum. Gün içinde de dersten kaytarmak için ara ara oyunlara girdiğim oluyor. Gerçi öğretmenler, bu duruma çok sinirleniyor. Kameramı açmadığım için eksi aldığım günler de oluyor. Çok umursadığım söylenemez.

Sınavlardan önce annem çalıştırmasaydı her dersten sıfır alabilirdim. Nasıl oluyor bilmiyorum ama bir dakika sonra dikkatimi başka şeyler çekiyor. Google’da bir iki sekme açıp bir şeylere bakıyorum, çoğu zaman Youtube’da video izliyorum. Evet, biliyorum, kendimi derse daha çok vermem gerekiyor ama bu o kadar da kolay değil. Oyun ve etkinliklerin olduğu derslerde eğlenip öğrenebiliyorum ama bu derslerin sayısı çok az.

Öğretmenlerim her gün ödev veriyor, ödevleri yapsam da bazen fotoğraflarını çekip öğretmene göndermeyi unuttuğum için azar yediğim oluyor. Öğretmenler ellerindeki bu kadar fotoğrafla ne yapıyorlar acaba? Neyse sanırım annem ve babam, bu olaya benden daha çok söyleniyor, bazı öğretmenlerim ben bir şeyler yaparken ailemin video çekmesini ve onlara göndermesini istiyor. Video göndermek hayli uzun sürdüğünden annem ve babam da bıkmış durumda. Sanırım aşının bulunmasını herkesten çok onlar istiyor çünkü uzaktan eğitim nedeniyle benden önce onlar, keçileri kaçırmak üzere.

Pandemiyi çıkaran Çinliler ne yapıyor acaba? Onlar da bizim gibi bütün gün evde mi kalıyor. Annem “Haydi, dışarı çıkalım.” dediğinde bile çıkmak içimden gelmiyor. Telefon, tablet ve bilgisayardan ayrılmak zor geliyor.

Ben okulu çok özledim. Hoşlandığım bir kız vardı: Ece. Şimdi ayrı sınıflardayız. Acaba ne yapıyor? Boyu uzadı mı merak ediyorum. Belki birgün chat box’tan ona ulaşıp birlikte Roblox oynamayı teklif ederim.

En iyisi, ben şimdi gideyim. Ödevler bittikten sonra arkadaşlarımla PUBG oynayacağım.

Zoomer

Sevgili eğitimci arkadaşlarım,

Bu yazıyı, uzun zamandır yakından takip ettiğim ortaokul ve lise öğrencilerinin uzaktan eğitim sürecinde benimle paylaşımlarımdan esinlenerek yazdım. Ne yazık ki yaptığımız ya da yaptığımızı zannettiğimiz uzaktan eğitim sürecinin öğrencilerdeki yansımaları bunlar. Bu tarz bir eğitim süreci, beklenen verimi sağlamak bir yana çocukları öğrenmekten uzaklaştırıyor. Belki uzaktan eğitimi, çocukların zevk alarak katılacakları bir öğrenme ortamına dönüştürmek yerine, yüz yüze eğitimde uyguladığımız geleneksel metotları çevrimiçi ortama taşımak kolayımıza geliyor ama kolaya kaçmak, bir nesli kaybetmemize neden oluyor. Zamana ayak uyduran, risk alan, öğrenmeyi kolaylaştıran yeni yaklaşımları takip edip uygulayan öğretmenler olmamıza engel olan ne varsa umarım zamanla yıkılır. Umarım öğretmenliğin ne kadar kutsal olduğunu, öğrencinin hayatına dokunmak için artık değişmemiz gerektiğini ve değişimin gerçekleşmesi için bir başka küresel krizle karşılaşmaya gerek olmadığını anlarız.

Tuğba İNANÇ

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın