ÖĞRENME BEKÇİSİ EBEVEYNLER

ÖĞRENME BEKÇİSİ EBEVEYNLER

Pandemi sürecinde yüz yüze eğitimin, yerini uzaktan eğitime bırakmasıyla birlikte ebeveynlerin evdeki rollerinde önemli değişimler oldu. Kimimiz evden çalışmaya geçerek hem anne baba rolünü hem de işimizi aynı zaman ve mekândan yürütmek zorunda kaldık. Kimilerimiz iş yerinden evi organize etmeye, çocukların çevrimiçi derslerini ve ihtiyaçlarını takip edip çözümler üretmeye çalıştık.

Süreç uzadıkça yeni rollerimizi kanıksamaya başladık ancak kanıksıyor olmamız doğru yolda olduğumuz anlamına gelir mi? Tartışmalı. 

“Anne, baba, siz benim öğretmenim değilsiniz!” yakınmasını çocuklarınızdan duymuş olma olasılığınız yüksek. İfade etmeseler bile hissettirdikleri kesin çünkü çocuklarımız adına onların sorunlarını çözmeye, onlardan daha hevesli olan bizler için pandemi süreci, yeni bir problem durumu yarattı: “Öğrenmenin bekçisi olmak!” Gerçi, bazılarımız yüz yüze eğitimde de bu misyonu taşıyorduk mutlaka ama sayımızın arttığı da bir gerçek. Peki, biz öğrenme bekçileri ne yapıyoruz?

-Çocuklarımızın ders saatlerini takip ediyor, saatinde ekran karşısındalar mı, kontrol ediyoruz.

-Hangi dersten ne ödev verildiğini takip ediyor, zamanında yapıldı mı kontrol ediyoruz.

-Öğretmenler gerekli materyalleri ve yönergeleri verdiler mi takip ediyor, tatmin olmadıysak okul yönetimlerini arıyoruz.

-Çocuklarımızın bir konuyu öğrenip öğrenmediklerini kontrol ediyor, anlamadıkları noktaları öğretmeye çalışıyoruz.

Şimdi ebeveynler “Bunda ne var ki? Zor zamanlardan geçiyoruz, elbette çocuğumuza destek olacağız.” diyebilirler. Belki kısmen haklıdırlar da ama gelin duruma biraz daha yakından bakalım.

Uzaktan eğitimin ilk günlerinde hepimizin fark ettiği ve kaygılandığı temel nokta çocuklarımızın öğrenme sorumluluklarını kendilerinin almamasıydı. Bu, en yaygın şikâyet konusuydu. “Zorlamazsam dersin başına oturmuyor, ödevini kendi kendine yapmıyor, anlamadığı halde öğretmenine soru sormuyor…”

Yukarıdaki ebeveyn tutumlarımızı yeniden değerlendirelim. Çocuklarımızın, dersleri takip edip etmediğini sürekli kontrol edersek, ödevlerini yapıp yapmadığını sürekli sorarsak, anlamadıkları noktaları bir daha bir daha anlatır, öğretmenleri ile biz iletişime geçersek çocuklar neden ve nasıl öğrenme sorumluğunu alsınlar?

Mutlaka okumuşsunuzdur, bunları yapmaktan vazgeçemediğimiz yani çocuklarımızın her sorununda birer kurtarıcı gibi hemen yanı başlarında beliren velilere “helikopter ebeveynler” deniyor. Yanınızda güvendiğiniz bir yetişkin olsa ve o, sizin adınıza yılmadan usanmadan çözümler üretse sorumluluk alır mıydınız?

Bu eleştiriden çıkardığımız sonuç, çocukları öğrenme süreçlerinde bir başına bırakmak mı olmalı? Elbette değil. Çocuklarımızı daha anlamlı ve verimli biçimde nasıl destekleriz? Farkındalığımızı arttırmamız gereken nokta, sanırım bu.

Hem çocuklarımızla ilişkimizi sağlamlaştırmak hem de onların kendi öğrenmelerine ilişkin öz değerlendirme yapma becerilerini arttırmak istiyorsak öğrenme bekçisi ya da öğretmen olmaya çalışmak yerine  “Öğrenme Rehberi” olmayı deneyebiliriz. Öğrenme rehberi olmak ne demektir? Nasıl bir değişim gerektirir? Bunu öğrenmeye “Öğrenme Rehberliği; Bir Adım Geri Çekilmek” adlı yazımızı okuyarak başlayabilirsiniz.

Ebru PINAR

Paylaş

Bir Yorum Yazın