ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME

ÖĞRENME ÖZERKLİĞİ VE OTONOM ÖĞRENENLER

Üst bilişsel becerilerin, dolayısıyla otonom öğrenmenin geliştirilmesine dair düşünmeye, araştırmaya ve yazmaya başlayınca “Üst Bilişsel Olmak Çocuklara Nasıl Yardımcı Olur?” yazımızdan itibaren giderek ayrıntılanan bir seri ortaya çıkmaya başladı.

Bu kez ‘öğrenme özerkliği’ kavramına biraz daha yakından bakmaya çalışacağız.

Öğrenme Özerkliği Nedir?

Dil öğretimi ve öğrenimi üzerine yazan Holec, öğrenme özerkliğini “kişinin kendi öğrenmesini değiştirebilme yeteneği” olarak tanımlamıştır. Dickinson, özerkliği “öğrencinin öğrenmesiyle ilgili tüm kararlardan ve bu kararların uygulanmasından tamamen sorumlu olduğu durum” olarak tanımlar. Bound (1988) özerkliğin, öğrenenin bağımsızlığını ve kendi öğrenmesi için sorumluluğunu vurgulayan “eğitimsel bir yaklaşım” olduğunu öne sürer. Kenny ise özerkliğin sadece öğrenme özgürlüğü değil, aynı zamanda “kişi olma fırsatı” olduğunu belirtir.

Özerkliği öğrenmeye ilişkin bu tanımlar, öğrenenlerin ne öğrendikleri, nasıl öğrendikleri ve ne zaman öğrendikleri konusunda daha fazla sorumluluk almalarına odaklanır. Daha açık bir şekilde ifade edecek olursak özerkliğin iki özelliği içermesi gerekir;

  1. Öğrenciler, kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu almalıdır.
  2. Sorumluluk almak öğrenenlerin; öğrenme hedeflerine karar verme, öğrenme yöntemlerini seçme ve süreci değerlendirme gibi geleneksel olarak öğretmene ait olan birçok sürecin sahipliğini kısmen veya tamamen üstlenmesini içerir.

Pratik anlamda öğrenen özerkliği öğrenmenin, öğrenci tarafından kontrol edilip edilmediğine odaklanır. Özerk öğrenmede öğrenciler, öğretmene veya çalışma materyallerine değil, kendilerine hedef belirlemeye, materyal seçmeye, öğrenme etkinlikleri gerçekleştirmeye ve kendilerini değerlendirmeye odaklanırlar.

Benson, öğrenen özerkliği hakkında konuşmanın üç yolunu şöyle açıklar:

  • Otonom öğrenme becerileri veya stratejilerini vurgulayan “teknik” bakış açısı,
  • Öğrencinin kendi öğrenmesinde sorumluluk almasını sağlayan daha geniş tutumları ve bilişsel yetenekleri vurgulayan ‘psikolojik’ bakış açısı,
  • Öğrencilerin, öğrenmeleri üzerinde kontrol sahibi olmalarını sağlayarak onları güçlendirmeyi veya özgürleştirmeyi vurgulayan “politik” bakış açısı.

Eğitim bilimciler, öğrenenlerde özerkliğin geliştirilmesi lehine birkaç argüman ileri sürer, örneğin, özerkliğin bir insan hakkı olduğu; otonom öğrenmenin diğer öğrenme yaklaşımlarından daha etkili olduğu ve özellikle sınıf dışında, mevcut kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmak için öğrencilerin kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmeleri gerektiği.

Otonom Öğrenenler Yetiştirmek İçin Ne Yapılabilir?

  • Öğrencilerimize içerik ve öğrenme etkinlikleri arasından seçim yapma konusunda daha fazla özgürlük verebiliriz.
  • Öğrencilerin planlama, izleme, değerlendirme ve öğrenme sürecini düzenlemeye dâhil oldukları bir süreç tasarımı gerçekleştirebiliriz.
  • Öğrencilerimize, kendi öğrenme hedefleri doğrultusunda kendi gelişimlerini değerlendirme fırsatı verebiliriz.
  • Öğrencilerin, bilgilerini sınıf dışında etkinleştirmelerine fırsat yaratabiliriz.
  • Öğrencilerimizin, kendi öğrenme etkinliklerini oluşturmalarına ve kendi görevlerini belirlemelerine izin verebiliriz.

Eşi görülmemiş bilgi bolluğunun dijital çağında, yaşam boyu öğrenmeye en uygunu, otonom öğrenme becerilerine odaklanmaktır. Böylece öğrencilerimiz açık fikirli, sorgulayıcı, yanlış bilgilerden ve mantıksız düşüncelerden kendilerini korumak için yeterli eleştirel düşünme becerilerine ve öz farkındalığa sahip bireylere dönüşürler.

Ebru PINAR

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Bound, D. (Ed.). 1988. Developing Student Autonomy in Learning. New York: Koran Press

Dickinson, L. 1996. Autonomy and Motivation: A Literature Review . Gardner &Miller

Holec, H. 2001. Autonomy in Foreign Language Learning. Oxford: Pergamon

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 5 Average: 4.2]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe