ÖĞRENME REHBERİ EBEVEYNLER

ÖĞRENME REHBERLİĞİ – GERİ BİLDİRİM VERMEK

Çocuklarımızın çalışmalarını bizlerle paylaşmalarını sağlamak için çeşitli ortamlar oluşturmanın, öğrenmeyi izlemede, anne babalara fırsat yaratacağından “Öğrenmeyi İzlemek” adlı yazımızda söz etmiştik. Aileye sunum yapma, okuduğu veya yazdığı bir öyküyü canlandırma, resim sergisi açma, video çekme gibi paylaşımlar, çocuğunuzun öğrenme sürecini izlemenizi kolaylaştırır, aranızdaki iletişimi de arttırır. Aynı zamanda bu paylaşımlar, çocuğunuza yapıcı ve etkili geri bildirim vermeniz için de güçlü fırsatlardır.

Çoğumuz eğitim ya da iş yaşamımızda, neyi iyi yaptığımız, neyi geliştirmemiz gerektiği ile ilgili geri bildirim almadan yolumuza devam ederiz oysa geri bildirim eksikliği, gelişimimizi yavaşlatır. Duyduklarımız genellikle “Tebrikler! Çalışmanız çok güzel olmuş.” Ya da “Olmamış, bu raporu tekrar yazmalısınız.” türünden yorumlardır ki her ikisi de profesyonel yaşamımızda pek bir etki yaratmaz. Belirsiz takdir ve tenkit cümleleri, etkili yol göstericiler olmaktan uzaktır.

Geri bildirim alabildiğimiz her durumda, aslında rehberlik alıyoruz. Bu, çocuklarımız için de geçerlidir. Onlar da ilerlemeleri hakkında yapıcı yönlendirmelere en az yetişkinler kadar ihtiyaç duyarlar.

Ebeveynden çocuğa, yöneticiden çalışana ya da akranlar arasında, fark etmez, geri bildirim vermenin dikkat edilmesi gereken temel noktaları benzerdir. Bu yazı, ebeveynler ve çocuklara odaklanarak kaleme alınmıştır.

Amaç, her zaman yapılan işte daha iyi olmanın yollarını, kişiye buldurtmaktır.

Burada iki önemli vurgu ortaya çıkıyor; ilki, geri bildirimin amacı, bir tavsiyeler silsilesini, karşımızdakine, yani çocuğumuza dikte etmek değil, tam tersi bir yol izleyerek güçlü ve zayıf olduğu yanları ona buldurtmaktır.

“Öykün üzerinde yeniden düşünecek olursak en beğendiğin bölüm neresi? Neden bu bölümü beğendin?”

İkinci vurgu ise geri bildirime olumlu ve güçlü yanlarla başlamaktır. Zorlandıkları öğrenmelerle ilgili dönüt almaları kadar önemli bir başka nokta da çocukların neyi “iyi” yaptıklarının bilincine varmalarıdır. Kültürel olarak bizler olumsuza odaklanmaya eğilimliyizdir ancak olumluya odaklanmanın çocuklar için daha etkili olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Böylece güçlü yanlarını keşfeder ve daha sık ortaya çıkarırlar.

“Öyküdeki karakterin sorunlarını okuyucunun anlayacağı biçimde ifade etmekte oldukça iyisin.” gibi.

Geri bildirim vermeden önce bir dakika durun.

Yapıcı ve etkili geri bildirimin kritik özelliklerinden biri, vurgulayacaklarımız hakkında önceden düşünmektir. Geri bildirim vermeden önce aşağıdaki soruları düşünmek üzere bir dakika duralım.

-Bu geri bildirimle sağlamak istediğim nedir? Amacım ne?

-Bu gerçekten gerekli bir geri bildirim mi?

-Hangi noktayı vurgulamam daha etkili olur?

Geri bildirim vermeden önce izin isteyin.

Bu öneri anne babalara tuhaf gelebilir, “Kendi çocuğumdan izin almam gerekmez.” diye düşünebilirsiniz ancak çalışmasıyla ilgili dönüt almaya hazır olduğundan emin olmak ve ona saygı duyduğumuzu hissettirmek için bu, gereklidir.

“Yazdığın öyküyle ilgili bazı önerilerim var, duymak ister misin?” gibi.

Ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz de önemlidir.

Geri bildirimin dili, etkisini arttırma ya da azaltma gücüne sahiptir. Olumlu bir dönüt ile başlayıp geliştirilmesi gereken bir nokta ile devam etmek ve yine olumlu bir dönütle bitirmek çocuğumuzda yapıcı etki yaratacaktır.

“Bize sergilediğin bu kısa tiyatro oyunu oldukça ilgi çekiciydi. Sonuna kadar merakla izledim.”

“Belki oyunun ana karakterini biraz daha çok konuşturup bize onunla ilgili daha çok bilgi verebilirdin.”

“Rolü canlandırırken çok gerçekçiydin. Bir sonraki oyununu dört gözle bekliyorum.” gibi.

Kişiliğe değil, ürüne odaklı geri bildirimler verin.

Geri bildirim alan çocuğumuzun etiketlendiğini, suçlandığını ya da eleştirildiğini hissetmesini istemeyiz. Bunu önlemenin en anlamlı yolu da cümlelerimizi ona yönelik değil ürüne, çalışmaya yönelik kurmaktır.

“Bölme işlemlerinde hep hata yapıyorsun!” yerine “Bu bölme işleminde bir hata olduğunu düşünüyorum, kontrol etmek ister misin?” gibi.

Emeğe, çabaya değer verin.

Çoğumuz, sistemin dayattığı zorlamalarla, çocuklarımızın sınav sonuçlarına, test netlerine fazlaca değer atfediyoruz, oysa aslolan süreçte harcanan emek ve çabadır. Çocuğu asıl geliştiren, öğrenme sürecinde deneyimledikleridir. Bu nedenle geri bildirim verirken son noktaya değil, oraya varıncaya kadarki çabaya dönüt vermeliyiz.

“Bu proje için günlerdir ne kadar uğraştığını biliyorum. Sabırla işini tamamlaman çok önemliydi ve sen bunu başardın.” gibi.

Rol model olun.

Çocuklar, söylediklerimizden değil yaptıklarımızdan öğrenir. Bizi izler ve örnek alırlar. Geri bildirim alma konusunda dirençli bir çocuğa rol model olarak ondan geri bildirim isteyebilirsiniz. Yaptığınız çalışma, bir yemek, bir uğraşla ilgili fikrini sorabilir, onu dikkatle dinleyebilirsiniz.

“Sence bunu nasıl daha iyi yapabilirdim?” diye sorabilirsiniz.

Ünlü basketbol oyuncusu Doc Rivers ile bitirelim. “Ortalama oyuncular, yalnız kalmak; iyi oyuncular koçluk almak, büyük oyuncular ise gerçeği duymak ister.”

Ebru PINAR

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe