05/03/2021
ÖĞRENME REHBERİ EBEVEYNLER

ÖĞRENME REHBERLİĞİ – ÖĞRENMEYİ İZLEMEK

Çeşitli kaygılarımız nedeniyle çocuklarımızın öğrenme süreçlerine bekçilik etme tutumlarımızı “Bir Adım Geri Çekilmek” adlı yazımızda ele almıştık.

Temel tartışma konumuz, “Bir şeyler öğrenirken çocuklarımıza yol gösterici birer rehber olmak için ne yapabiliriz?” idi.

Onlara doğrudan müdahale etmeden, kendi öğrenmeleriyle ilgili değerlendirme yapmalarına fırsat tanımanın önemini daha önce belirtmiştik ancak bu öneri, beraberinde yeni bir soruyu gündeme getirebilir: “Ya çocuğum benden hiç yardım istemez, rehberliğime ihtiyaç duymazsa onu nasıl takip edeceğim?”

Çocuklar kendi öğrenme sorumluluklarını aldıklarında zaten bize çok da ihtiyaç duymayacaklardır. Yine de bu, onların öğrenme süreçlerini hiç takip etmeyeceğimiz anlamına gelmez. Sınırlarımızı sağlıklı biçimde çizerek, onlara baskı yapmadan rehberlik etmeyi nasıl başaracağız? Birkaç öneri ile ayrıntılandıralım:

– Çocuğunuza her gün belli bir paylaşım zamanı ayırın.

Özellikle okul öncesi, ilkokul ve -çocuğun duygusal gelişimine ve kurduğunuz iletişime göre- ortaokul seviyelerinde her gün ona bazı sorular sorabilirsiniz. 

Günün nasıl geçti?

Bugün nasıl hissediyorsun?

Derslerde kendini ifade edebildin mi?

En çok keyif aldığın neydi?

En çok sıkıldığın neydi?

Bugün bir çalışma üretebildin mi?

Paylaşmak ister misin?

Bu tür sorular, onu itham etmeden ya da zorlamadan, gününün nasıl geçtiği ve öğrenme süreciyle ilgili bilgi toplamanızı sağlayacak, zaman ayırıp dinlediğiniz için onda güven duygusunu pekiştirecektir. 

– Paylaşma ve sunum fırsatları yaratın.

Yine özellikle küçük yaş gruplarında, yazdıkları bir metni, bir projeyi, yaptıkları bir resmi paylaşmaları için çocuklarımızı yüreklendirmek, öğrenme süreçlerini izlemek için etkili ve keyifli bir yoldur. 

Resimlerinden oluşan bir ev sergisi ya da pandemi dönemi için bir sanal sergi hazırlamak, aileye bir sunum yapmasını ve çalışmasını anlatmasını sağlamak hem çocuğunuzun neyi ne kadar öğrendiğini anlamanızı kolaylaştıracak hem de onun iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı olacaktır. 

Ergenler, bu tarz paylaşımlara tepkili olabilirler. Söz konusu olan ergenlerse daha dikkatli olmamız gerektiği kesin. Tepkisel davranışlarını kişisel almamaya çalışmalı ve onlarla dürüstçe konuşmalıyız. Akranlarıyla sosyalleşmenin kritik olduğu bir dönemde yalnız kaldıklarını unutmadan anlamlı paylaşımları çoğaltmaya çalışmalıyız. Akademik başarı baskısı altındaki ergen çocuklarımıza, not ortalamalarından daha önemli olanın “öğrenme” olduğunu vurgulamalıyız.

Çalışmalarını -onlar için çok önemli olan- akranlarıyla paylaşmalarını önerebilir, video sunum yapmalarını teklif edebilirsiniz. Açık ve dürüst geri bildirimler ile öğrenmelerine katkı sağlayabilirsiniz.

– Etkili geri bildirim verin. 

Yetişkin dünyasında bile çoğumuz, yaptığımız işler ve ürettiklerimiz hakkında kolay kolay geri bildirim alamıyoruz. Yapılan araştırmalar, meslek yaşamı boyunca öğretmenlerin büyük bölümünün dersleriyle ilgili profesyonel geri bildirim alamadan ilerlediklerini gösteriyor. Oysa geri bildirim, neyi iyi yaptığımız ve neyi geliştirmemiz gerektiğini anlamamız için olmazsa olmazdır. 

Çocuklarımızın çalışmalarına etkili geri bildirimler verebilirsek ve bu geri bildirimlerin işe yaradığını görürlerse, anne babalarıyla daha fazla paylaşıma hevesli olacaklardır. 

Etkili geri bildirim vermekle ilgili ipuçları için “Öğrenme Rehberliği – Etkili Geribildirim Vermek” adlı yazımızı okuyabilirsiniz. 

-Oksijen maskesini önce kendinize takın.

Tüm gücünüzle çocuklarınıza destek olmaya çalıştığınız bugünlerde, onlara faydalı olmanın ön koşulu sizin de bir birey olarak iyi hissetmenizden ve mutlu olmanızdan geçtiğini unutmayın. Kendisine zaman ayıran, hobileri, ilgi alanları olan huzurlu anne babalar, çocuklarına örnek olur, umut aşılar. Bu nedenle oksijen maskesini önce kendinize takın ki onlara rehberlik edecek gücünüz olsun…

Ebru PINAR

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 0 Average: 0]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın