18/04/2021
ÖĞRETİM İPUÇLARI

ÖĞRENMEKTEN UZAKLAŞTIRAN ÜÇ İFADE

“Öğrencilerim, ortaokuldayken matematikten nefret ettiğimi duyduklarında çok şaşırırlar. Sonra onlara bunun nedeninin, öğretmenimin bana bu konuda kötü olduğumu hissettirmesi olduğunu açıklarım. Neyse ki bana matematiği sevmeyi ve başarılı olmak için kendi yeteneğime inanmayı öğreten harika bir matematik öğretmenim vardı. Bir matematik öğretmeni olarak birçok sınıfta bulundum ve öğretmenlerin yıllar önce matematiği sevmeme neredeyse engel olan bazı şeyleri sürekli söylediklerini duydum.”

Rachel Fuhrman, bir matematik öğretmeni. Çoğu öğretmenin belki de farkında olmadan kullandığı ve görünüşte zararsız olan bazı ifadelerin, öğrencileri matematikten uzaklaştırabileceğini, matematik yapamayacaklarına yönelik düşünceler oluşturmalarına neden olabileceğini iddia ediyor.

Neler mi bunlar?

 

1. BU ÇOK KOLAY!

Pek çok öğrenci küçük yaşlardan itibaren “matematik insanı olmadıklarına” karar verir ve bu duyguyu eğitim yolculukları boyunca yanlarında taşır. Bu öğrencilerden biri olduğunuzu, kendinize hiç güvenmediğiniz bir sınıfta oturduğunuzu ve öğretmeninizin, o günün probleminin veya konusunun çok kolay olduğunu söylediğini hayal edin. Ne hissettiniz ve ne düşündünüz?

Öğretmenler bir şeyi “kolay” olarak nitelendirdiklerinde onu zor bulan öğrencilerin deneyimlerini değersizleştiriyor, çabalarının veya sorularının hoş karşılanmadığı bir alan yaratıyorlar. Matematiği öğrenmekte güçlük çeken, kendini bu alanda yetersiz gören öğrenciler, bir şeyin “kolay” olduğu söylendikten sonra soru sormaktan veya yardım istemekten korkuyor, rahatsız oluyor ve kendiyle ilgili olumsuz algılarını pekiştiriyor.

Öğretmenlerin, öğrencilerin hata yapmalarına, her şeyi sorgulamalarına ve problemlerin çözümlerini keşfetmeyi öğrenmelerine olanak tanıyan ortamlar yaratma sorumluluğu vardır. Problem ya da konu hakkında “Bu çok kolay!” diyerek öğrencileri, zaten çok geride olduklarına ikna ettiğimizde bu tür alanlar yaratmak ise oldukça zor.

 

2. ÇOK AKILLISINIZ!

Olumlu övgü zekâ için değil, belirli ve tekrarlanabilir davranışlar için olmalıdır. Matematikte yeterli olmadığını düşünen bir öğrenci, başka bir öğrencinin “çok akıllı” ya da “çok zeki” olduğu için övüldüğünü duyduğunda bu sadece matematik dersine ve kendine karşı sahip olduğu olumsuz tutumu güçlendirir. Öğrencinin, matematik söz konusu olduğunda bazı çocukların diğerlerinden daha zeki olduğu şeklindeki inancını pekiştirir. Bunlar, akademik özgüveni yıkıcı duygu ve düşüncelerdir.

Öğrencileri zekâlarından dolayı övmek yerine sıkı çalışmaları, kararlılıkları, ayrıntılara olan ilgileri, iletişim becerileri, başkalarıyla çalışma yetenekleri, akademik dili kullanmaları ve akademik risk alma cesaretleri için övün.

 

3. BUNU ZATEN BİLMELİSİNİZ!

Birçok öğretmeni uğraştıran konulardan biri de öğrencilerin önceki öğrenmelerinde ve temel becerilerinde boşluklar olduğunda yeni bir konuyu nasıl öğretecekleridir. Matematik, aşamalı bir derstir, önceki öğrenmeler ve beceriler üzerine kuruludur. Öğrencilerin temel bilgi ve becerilerinde ne kadar eksik varsa yeni konuları öğrenmeleri o kadar güçleşir. Bir grup öğrenciye “Bunu zaten bilmelisiniz!” gibi bir şey söylemek, bir öğrencinin matematikte asla iyi olamayacağı düşüncesini potansiyel olarak yeniden teyit etmekle kalmaz, aynı zamanda onun hatası olmayabilecek bir şey için öğrenciyi suçlar. Geçen yılın öğretmeni bir şeyi yeterince ele almamış olabilir veya öğrencinin ek yardıma ihtiyacı olabilir.

Tüm öğretmenlerin, öğrencilerini destekleme ve öğrenme sevgisi geliştirmelerine yardımcı olma sorumluluğu vardır. Rachel Fuhrman’ın yukarıda özetlenen düşünceleri sadece matematik dersi için değil, aslında tüm dersler için geçerlidir.

Öğrencilerimizle konuşma şeklimiz muazzam bir etkiye sahiptir ve söylediklerimizdeki küçük değişiklikler bu etkiyi olumlu hale getirebilir.

 

Dr. Levent VEZNEDAROĞLU

 

DÜZENLEREK ÇEVRİLDİĞİ KAYNAK

https://www.edutopia.org/article/3-phrases-can-demotivate-students-math-class

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 3 Average: 5]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın