OTONOM ÖĞRENMEYLE İLGİLİ YANLIŞ KANAATLER

OTONOM ÖĞRENMEYLE İLGİLİ YANLIŞ KANAATLER

Bir önceki yazımız “Öğrenme Özerkliği ve Otonom Öğrenenler” hakkında okurlarımızla yaptığımız paylaşımlar, bazı kavramlarla ilgili yanlış anlamalara sahip olduğumuzu ortaya çıkardı. Bu kez, o tartışmalara bir katkı olması dileğiyle otonom öğrenme hakkındaki yanlış anlamalara değinmek istedik.

“Öğrencinin öğrenmesiyle ilgili tüm kararlardan ve bu kararların uygulanmasından tamamen sorumlu olduğu durum” olarak özetleyebileceğimiz öğrenme özerkliği, belli bir yaş grubunda, sadece belli derslerde veya öğrenme alanlarında, öğretmene gerek olmadan gerçekleşen bir süreç olarak algılanmaktadır.

Oysaki

1) Öğrenme özerkliği veya otonom öğrenme, kişinin kendi kendine öğrenmesi (self-instruction) demek değildir. Kendi kendine eğitim, bir öğrencinin doğrudan öğretmen kontrolü olmadan tek başına çalıştığı durumu ifade eder. Öğretmenin müdahalesi olmadan, yalnızca öğrenci tarafından başlatılan, planlanan ve yürütülen kasıtlı, uzun vadeli bir öğrenme projesidir. Bu bağlamda derslerde, akranlarla birlikte gerçekleşen öğrenmeler kendi kendine öğrenme değildir. Kendi kendine öğrenme, öğrenmenin tek başına gerçekleşmesine odaklanırken öğrenen özerkliği, öğrenmenin öğrenci tarafından kontrol edilip edilmediğine odaklanır.

2) Otonom öğrenme öğretmenleri gereksiz hale getirmez. Otonom öğrenme hiçbir şekilde “öğretmensiz öğrenme” değildir. Sheerin’in kısa ve öz bir şekilde ifade ettiği gibi öğretmenlerin, öğrenenleri kendi kendilerine erişime sokma ve ayakta kalmaları için onlara düzenli olarak yardım eli uzatma konusunda oynayacakları çok önemli roller vardır. Bunlardan birincisi, öğrenmenin gerçekleşebileceği koşulları yaratmaktır. Bu, öğretimin sosyal tarafıdır.  İkincisi ise öğrencilere bilgiyi çeşitli yollarla iletmektir. Bu da öğretimin görev odaklı yönüdür (Wright 1991: 51).  Öğretmenin bu iki rolü de otonom öğrenme sırasında hâlâ geçerlidir.

Genel olarak konuşursak öğretmenlerin rolleri şu kategorilere ayrılmıştır: Yönetici ve düzenleyici olarak öğretmen; kolaylaştırıcı olarak öğretmen ve danışman olarak öğretmen. Otonom öğrenmede bu rollerin tümü devreye girebilir yeter ki öğrenen, kendi öğrenme süreci hakkında karar alma koşullarına sahip olsun.

3) Özerk öğrenme yalnızca bazı yaş gruplarında ve bazı konularda mümkündür iddiası yanılgıdır.  Özerk öğrenmenin bazı konulara daha uygun olabileceğini iddia etmek makul gibi görünse de özerk öğrenme stratejileri ve stillerini teşvik etme genel amacının, tüm derslerde gerçekleştirilmemesi için iyi bir neden yoktur. Özerk öğrenme stillerinin kullanışlılığı, çoğu derste ve tüm yaş aralıklarında kanıtlanmıştır.

Özerkliği öğrenmenin, temel bir yaşam boyu öğrenme becerisi olarak önemi göz önüne alındığında, bunun öğretim programı boyunca ve tüm derslerde geliştirilmesi önemlidir. Olmaması için hiçbir neden yok!

Ebru PINAR

YARARLANILAN KAYNAK

https://www.globalmetacognition.com/post/fostering-learning-autonomy-creating-autonomous-learners ‘dan derlenmiştir.

Paylaş

Bir Yorum Yazın