TERS YÜZ ÖĞRENMEDE KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER

TERS YÜZ ÖĞRENMEDE KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER

“Ters Yüz Öğrenmenin Yararları” adlı yazımızda bu yaklaşımın öğrenci ve öğretmenlere sağladığı yararlara değinmiştik. Bu yazımızda uygulama sürecinde karşılaşılan güçlükleri ele alacağız.

Uygulamada karşılaşılan en temel güçlük, öğrencilerin derse videoları izlemeden gelmeleri şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu durum öğrenmenin gerçekleşmemesine ve bu öğrencilerin öğrenme sürecinin dışında kalmasına neden oluyor.

               Bunun dışında uygulamada karşılaşılabilecek en temel güçlükler şu şekilde ifade ediliyor:

  • Öğrenciler, bilgisayar ve internet gibi gerekli teknolojik olanaklara sahip olmayabilirler.
  • Öğretmenlerin alışkanlıklarını değiştirmek güçtür. Videoların hazırlanması, ders içi süreçlerin planlanması zaman ve emek gerektirir.
  • Öğrencilerin, videoları izleyip izlemediklerini kontrol etmek vakit alır.
  • Öğrenme motivasyonu düşük öğrenciler videoları takip etmekte zorlanabilirler.
  • Bireysel öğrenmede yetersiz olan öğrenciler, bilgiyi edinme sürecinde yalnız kalabilirler.
  • Anında dönüt alamadıkları için öğrencilerin yanlış öğrenmeler edinebilirler.
  • Öğrenciler, pasif öğrenme alışkanlıklarını değiştirmek istemeyebilirler.

               NELER YAPILABİLİR?

               Uygulamada karşılaşılan en temel güçlüğün, öğrencilerin derse videoları izlemeden gelmeleri olduğunu belirtmiştik. Yapılan araştırmalar, öğrencilerin videoları uzun ve sıkıcı bulduklarında izlenme oranlarının düştüğünü ortaya koyuyor. Yine araştırmalar on beş dakikadan uzun videoların izlenme oranlarının çok düşük olduğunu söylüyor. Dersleri videoya çekip bunları yayınlamak da öğrencilerin ilgisini çekmiyor. Pasif kaldıkları, etkileşime giremedikleri öğrenme materyalleri de öğrencilerin çevrimiçi ortama bağlılığını ve kullanım sürekliliğini düşürüyor.

               Çevrimiçi ortama bağlılığı ve kullanım sürekliliğini artırmak için videoların ilgi çekici ve kısa olması, etkileşimli ögeler içermesi gerekiyor. Videolarda etkileşimi sağlamak için aralara sorular yerleştirme, farklı zaman aralıklarına çeşitli bilgi kaynakları yerleştirme gibi vb. yöntemler öneriliyor.

               Çevrimiçi ortam üzerinde akran etkileşimini sağlamak da çevrimiçi ortama bağlılığı ve kullanım sürekliliğini artırmak için etkili bir yöntem olarak öneriliyor. Öğrencilerin anlamadıkları yerleri birbirlerine sorabilecekleri, herhangi bir şeyi tartışabilecekleri forum gibi ortamların bu etkileşimi sağlamada etkili olabileceği belirtiliyor.

               Oyun bileşenlerinin oyun dışındaki ortamlarda kullanılmasına oyunlaştırma deniyor. Yapılan araştırmalar oyunlaştırmanın, çevrimiçi ortama bağlılığı ve kullanım sürekliliğini artırmada olumlu yönde etkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Konularla ilgili çeşitli oyunlar hazırlamak, videoları izleme sayısı ve süresine göre puan, seviye, rozet, liderlik tablosu gibi oyun bileşenlerini kullanmak oyunlaştırmayı sağlamak için önerilenlerin arasında yer alıyor.

               Çevrimiçi ortamda yayınlanabilecek videolar birçok sitede bulunabiliyor ancak videoları öğretmenlerin hazırlaması, önemli bazı noktaların atlanmasının önüne geçiyor. Ayrıca yapılan araştırmalar, öğrencilerin videodaki sesi tanıyor olmalarının, ek bir motivasyon kaynağı sağladığını ortaya koyuyor.

               Videoları izlemeden gelen öğrenciler için akran öğretiminden yararlanılabileceği belirtiliyor çünkü ters yüz öğrenme anlayışında konunun sınıfta tekrar anlatılması yer almıyor. Bu durumun, anlayışın doğasına aykırı olduğu belirtiliyor.

               Süreç değerlendirmenin tercih edilmesinin, videoların izlenmesiyle ilgili olumsuzlukları ortadan kaldırılabileceği belirtiliyor. Hem çevrimiçi hem de sınıf içi etkinliklere katılımın her hafta puanlanmasının, öğrencilerin sürece bağlılıklarını artırabileceği ifade ediliyor.  Yapılan araştırmalar da çevrimiçi ve sınıf içi etkinliklere katılımdan alınan puanların değerlendirmeye etki ettiği uygulamalarda öğrencilerin katılımının arttığını ortaya koyuyor.

               Grup alanının, yani sınıf içinin öğrenci merkezli etkinlikler yapabilecek şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Belki de işe öğretmen masasını sınıftan çıkararak başlamak gerekiyor.

DR. LEVENT VEZNEDAROĞLU

YARARLANILAN KAYNAKLAR

DAĞHAN, G.; GÜNDÜZ, A.Y.; AKKOYUNLU, B. (2018). Dönüştürülmüş Öğrenmenin (Flipped Learning) Çevrim İçi Boyutunun Kullanım Sürekliliği. Eğitim Teknolojileri Okumaları – 2016 http://www.tojet.net/e-book/eto_2018.pdf

GENÇER, B.G; GÜRBULAK, N; ADIGÜZEL. (2014). Eğitimde Yeni Bir Süreç: Ters-Yüz Sınıf Sistemi, International Teacher Education Conference 2014

GÜNDÜZ, A.Y. ve AKKOYUNLU, B. (2016). Dönüştürülmüş Sınıftan Dönüştürülmüş Öğrenmeye. Eğitim Teknolojileri Okumaları – 2016 http://www.tojet.net/e-book/eto_2016.pdf

HAYIRSEVER, F.; ORHAN, A. (2018). Ters Yüz Edilmiş Öğrenme Modelinin Kuramsal Analizi.  Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2018; 14(2): 572-596

KARATAŞ, S. (2014). Evde Ders Okulda Ödev Modeli, Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi, Ağustos 2014, Cilt: 3,  Sayı: 3

KAYA, D. (2018). Matematik Öğretiminde Ters Yüz Öğrenme Modelinin Ortaokul Öğrencilerin Derse Katılımına Etkisi. Sakarya University Journal of Education, 8(4), 232-249.

Paylaş

Bir Yorum Yazın