ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME

ÜST BİLİŞSEL BECERİLERİ HAREKETE GEÇİRECEK ÖĞRENME ORTAMLARI

Pandemi ve buna bağlı okuldan uzak kalma, bizlere öğrenenlerin öz denetim, öz düzenleme ve bağımsız öğrenme becerilerine ne kadar ihtiyaçları olduğunu açık biçimde gösterdi. Bu becerilerin geliştirilebilmesi, geleneksel ders tasarımları ve öğrenme ortamlarından farklı bakış açılarını ve uygulamaları zorunlu kılıyor.

Ders tasarımlarımızın öğrenenin, kendi düşünme ve öğrenme sürecine odaklanmasını sağlayacak biçimde yapılması ve sorularımızın da tasarımı destekleyecek biçimde hazırlanması gerekiyor ki bu beceriler gelişebilsin.  “Üst Bilişsel Sorularla Çalışmak” adlı yazımızda, soruların niteliğinin değiştirilmesinin önemini ele almış, örneklerini paylaştığımız üst bilişsel soruların, öğrenme sırasında gündeme gelebilmesi için öğrenme sürecinin, alışık olduğumuz haliyle öğretmen ve bilgi odaklı olmaktan çıkarılması gerekliliğinden söz etmiştik.

Bu yazımızda, “Nasıl bir öğrenme ortamı üst bilişsel becerileri harekete geçirir?” sorusuna yanıt bulmaya çalışacağız.

Öğrenenlerin bağımsız öğrenme deneyimleri edinmelerine fırsat veren öğrenme ortamları oluşturmak, sorumuzun ilk ve en kritik yanıtı olacaktır. Yüz yüze eğitimde bile çok sık rastlanmayan bu fırsatların, uzaktan eğitimde nasıl mümkün olacağı, öğretmenlerin ortak endişesi olsa da aşılması o kadar da güç değil. Kullandığımız dijital platformların o ya da bu şekilde mutlaka “odaları” var.

  • Bir problem durumu ortaya koyarak ya da bir soru sorarak derse başlayabiliriz.
  • Soruya yanıt arayacakları ve ne istediğimizi açıkça belirttiğimiz ancak tüm aşamaları yapılandırmadığımız bir yönerge verebiliriz.
  • Sınıfı birbirlerinden ayrı sanal odalarda çalışmak üzere gruplara ayırabiliriz.
  • Çalışmanın hedefleri konusunda onları bilgilendirip çalışmak üzere süre verebilir, bizler de grupları ziyaret ederek süreci izleyebiliriz.
  • Grup çalışmalarının tamamlanmasının ardından, hedeflere ne kadar ulaşıldığını, nasıl çalıştıklarını, buldukları sonuç ya da yanıtların doğruluğundan nasıl emin olduklarını, kanıtlarının neler olduğunu, bulgularının güçlü veya zayıf yönlerinin neler olduğunu, grup dinamikleri hakkında düşüncelerini, çalışma sırasında bireysel olarak ne düşünüp ne hissettiklerini sorabiliriz.

Üst bilişsel becerileri geliştirmenin bir başka etkili yolu, öğrencilerin birbirlerine geri bildirim vermeleridir. Bunun için tasarladığımız herhangi bir etkinliğin sonunda öğrencilerimizden;

  • Arkadaşlarından birinin çalışmasını belli ölçütler çerçevesinde değerlendirmesini ve değerlendirmesiyle ilgili geri bildirim vermesini isteyebiliriz. (Akran değerlendirmesi, nesnel ve adil olmayacağı, çocuklar arasında sorunlara neden olacağı endişesiyle öğretmenlerin uygulamaktan kaçındıkları bir değerlendirme biçimidir ancak burada önerilen, birbirlerini puanlamaları değil, çalışmalarının güçlü ve zayıf yönleri üzerine düşünmelerini sağlamak ve akran öğrenmesinin bağımsızlaştırıcı gücünden yararlanmaktır.

Yine pek çok konu ve kavramın öğrenilmesi sırasında kullanılabilecek bir diğer yöntem de zihin haritaları hazırlatmak olacaktır. Zihin haritaları öğrenenin kendisini, düşündüğü biçimde ifade etmesini sağlarken öğretmen için de düşünmeyi görünür hale getirir. Böylece, hem öğrenen kendisini özgün, bağımsız ve hatta yaratıcı biçimde ortaya koyar hem de bizler, öğrencimizin düşünme yolculuğuna tanıklık edebildiğimiz için onu daha rahat anlar ve süreç üzerine bir tartışma başlatabiliriz.

Son önerimiz ise öğrenenleri, bir kavram üzerine derin düşünmeye çağırmak olacak. Örneğin “Savaş nedir?” sorusu, yanıtını bildikleri, bir çırpıda üzerine konuşabilecekleri bir soru gibi görünse de özellikle yaşça büyük öğrenenler için felsefi ve açık uçlu bir düşünme sürecini tetikleyebilir. Savaş kavramını kimi askeri, kimi ekonomik, kimi ise psikolojik olarak açıklamaya giriştiğinde kavramın kökenine ve anlamına dair farklı bakış açıları, hem kendilerinin hem de akranlarının düşünme biçimleri üzerine düşünmeye zemin hazırlayacaktır. Öğretmenler de öğrencilerinin bu yolculuğuna tanıklık etme fırsatı bulacaklardır.

Hepimiz, yaşadığımız salgının kendine özgü koşullarına ne kadar hazırlıksız olduğumuzu hızlı biçimde öğrendik. Öz denetim, araştırma becerileri, bağımsız öğrenme ve öğrenme özerkliğine odaklanmak gelecekte benzer zorluklara karşı daha hazırlıklı olmamızı sağlayabilir. Bu nedenle üst bilişsel becerilerin geliştirilmesi gerekliliği tartışmaya açık görünmüyor. Bu becerileri ders tasarımlarımızın neresinde ve nasıl harekete geçireceğimiz ise bizlerin seçimi.

Soruyu tersten sorarak noktayı koyalım; nasıl bir öğrenme ortamında üst bilişsel becerileri geliştirmek mümkün olmaz?

Yanıtlarımız, bir öğretmen olarak düşünme biçimimiz hakkında düşünmemizi sağlayabilirse ne mutlu bize.

Ebru PINAR

Bu yazıyı değerlendiriniz
[Total: 4 Average: 5]

Similar Posts

Bir Yorum Yazın

EnglishFrançaisDeutschItalianoPortuguêsEspañolTürkçe